get free quote

5G Teknolojisi Tehlikeli mi?

5g

Son zamanlarda teknoloji ile ilgili pek çok kişi ya da kurum 5G teknolojisi ile yatıp kalkıyor. Büyük bir heyecan uyandıran 5G çok önemli yenilikler vadediyor. Bugün teknolojik gelişimlerin odak noktasında yer almaya başlayan 5 G teknolojisine geçiş yapan ilk ülke Güney Kore oldu. Geçtiğimiz senenin sonuna doğru cihazlarda kullanılmaya başlanan 5G, yararları kadar zararlarıyla da gündemde. Bu aralar 5G’nin tehlikelerine ilişkin yeni yeni araştırmalar söz konusu. Peki gerçekten 5G teknolojisi iddia edildiği üzere tehlikeli mi? Bunu açıklamadan önce 5G teknolojisinin tam anlamıyla ne olduğuna birlikte bakalım.

5G Teknolojisi Nedir?

En basit anlatımıyla beşinci nesil mobil teknoloji hizmeti olan 5G, piyasaya çok hızlı bir giriş yaptı. 5G kavramının İngilizce açılımını 5 Generation, yani 5. nesil şeklinde açıklayabiliriz. Bilindiği üzere en son kullanmış olduğumuz 4.5G ya da 4G teknolojileri, 3G teknolojisinin bir devamı niteliğindeydi. 4.5G teknolojisi ile beraber 100 MB internet hızına ulaşmak teorik anlamda mümkün kılınmıştı. Pratik anlamda ise bu rakamların ne yazık ki çok gerisinde kalındığı bilinen bir gerçektir. 5G ise daha önceki mobil telekomünikasyon hizmetlerini hız anlamında geride bırakıyor. 5G sayesinde 1Gbps ve 10Gbps arasında bir hıza ulaşmak artık mümkün olacak. Evlerden bilgisayarlı araçlara dek pek çok alanda kullanılabilecek olan 5G teknolojisinin hayatımızı ciddi düzeyde kolaylaştıracağı ortada. 2024 yılından sonra 5G kullanımının %50’nin üzerine çıkması ön görülüyor. Bu durum bir yandan sevindirici ve heyecan verici; ancak bir yandan da ne yazık ki endişe uyandırıyor. Çünkü 5G muhteşem yararlarından ziyade tehlikeli yönleriyle de geliyor. 

5G Teknolojisi Tehlike mi Saçıyor? 

Şu anda çok sayıda ülke 5G teknolojisine geçmek için geri sayıma başlamış durumda. Buna rağmen örneğin Belçika gibi çalışmalarını bir süreliğine durdurma kararı alan ülkeler de yok değil. Şu anda Avrupa ülkelerinin bazıları 5G teknolojisine endişe ile bakıyor. Bu endişenin altında yatan temel sorun ise radyasyon. Aslında teknoloji ile alakalı pek çok noktada radyasyon gündemimize dahil oluyor; ancak 5G teknolojisinde radyasyon düzeyinin çok ciddi noktalara ulaşacağı iddia ediliyor. Bu nedenle bilim insanları daha şimdiden kullanıcıları 5G teknolojisinin zararlarına dair uyarıyor. Hatta bazı ülkelerde bu konuda ses getiren bazı sokak eylemleri de yapıldı. 

Yüksek frekans dalgalarını kullanacağı için tıp alanında çok önemli cerrahi müdahalelerde bile kullanılabilecek olan 5G teknolojisi şimdilik kafaları karıştırmış görünüyor. Dalganın boyu kısalacağı için artık bu teknolojiden faydalanmak adına çok daha fazla anten yerleştirmek gerekecek. Baz istasyonlarını güçlendirmek için artık her 200 metrede bir antenler entegre edilecek. Yakın zaman sonra yaşadığımız kentlerde neredeyse adım başı bir güçlendirici antenle karşılaşmak durumunda kalabiliriz. Radyo dalgalarının da doğal olarak artması vücudumuza olumsuz yönde etki edecektir. 5G tarafından yoğun olarak yayılan radyasyon vücudumuz için oldukça zararlı. Özellikle de bu durumun insan DNA’sı üzerinde ciddi tahribatlar yapabileceği düşünülüyor. 

5G ile Her Nesne Akıllı Statüsüne Geçebilecek

5g-1

5G ile beraber kullandığımız en basit ürünlerin bile teknik olarak internete bağlanması mümkün olabilecek. Ev eşyalarından kullandığımız yollara dek internet ağı her noktaya ulaşabilecek. Bu da tam anlamıyla bir internet devriminin yaşanacağının göstergesi. Akıllı arabalardan, akıllı telefon ve televizyonlardan sonra çok sayıda elektrikli ev eşyası, akıllı statüsüne geçecek. Bu da her birinin üzerinde mikroçiplerin ya da antenlerin bulunacağı anlamına geliyor. Bu kadar yoğun bir yüklenme, elbette radyasyon açısından oldukça endişe vericidir. 

Yerlilik Oranı Azalacak

Sağlık açısından ciddi bir tehdit oluşturan 5G teknolojisinin yararlarına rağmen Türkiye’ye ciddi bir maddi yükü olacak. Bilindiği üzere 5G henüz çok yeni ve tanınmayan bir teknoloji. Bu geçiş aşamasında Türkiye gibi pek çok ülke altyapı çalışmaları için hem cihaz grupları hem de yazılım açısından gözünü dışarıya çevirmek zorunda. Mobil şebeke anlamında yerlilik oranının ciddi düzeyde azalması bekleniyor. Yapılan açıklamalar 5G’nin Türkiye’ye 2020 ya da 2021 içinde geleceği yönünde. Bilindiği üzere 4G teknolojisine Türkiye geç adapte olmuş ve bunun maddi bedelini ödemek durumunda kalmıştı. En azından Türkiye 5G teknolojisine erkenden adapte olmak ve daha büyük maddi zararların önüne geçmek istiyor. 

Bilim İnsanları Ortak Bildiri Yayınladı

Yakın zaman öncesinde dünyanın her bölgesinden bir araya gelmeyi başaran 250 civarında bilim insanı BM ile DSÖ’ye ortak şekilde yazdıkları dilekçelerini gönderdiler. Bilim insanları söz konusu teknolojinin kısa ve uzun vadede özellikle kanser riskine yol açabileceğine işaret etti. Diğer yandan aynı dilekçede kanser dışında hücresel stres, öğrenme ya da hafıza problemleri ile genetik aksaklıklara da dikkat çekildi. Üstelik bu durum sadece insanları değil, doğayı, bitkileri, hayvanları da etkisi altına alıyor. Daha önce hatırlanacağı üzere etkisi 5G’nin katbekat altında olan 3G, 4G gibi teknolojilere ilişkin sayısız deney ve bilimsel araştırma yapıldı. Bu araştırmalarda DNA hasarlarına ya da stres kaynaklı sperm hasarlarına rastlanıldı. Ayrıca çok güçlü radyo frekanslarıyla kanser teşhisi konulan fareler arasında önemli bağlantıların bulunduğu bir çalışma yapıldı. 2 sene boyunca bir grup fare gün içinde toplamda 9 saat boyunca elektromanyetik alana bırakıldı. 2 yılın sonunda yapılan testlerde hücre ölümlerinin önemli ölçüde arttığı, sinir sistemlerinin olumsuz yönde etkilendiği ortaya konmuştur. Üstelik bu iz bırakan deney yapıldığında daha ortada 5G teknolojisinin adı dahi yoktu. 

Minimum Radyasyon Hedefleniyor

Almanya’nın radyasyondan korunmaya dair resmi ofisi olan BFS, 5G’nin getireceği sağlık risklerini ortaya koyan kapsamlı bir soruşturmanın yapılmasını öneriyor. BFS, en azından cep telefonundan kaynaklı radyasyonun etkilerini en aza çekebilmek adına bazı çalışmalara imza atıyor. BFS sinyal düşük olduğunda telefon konuşmasının devam edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca konuşma yerine daha çok SMS’in tercih edilmesinin ve konuşma sürelerinin kısa tutulması gerektiğinin altını çiziyor. 5G ile alakalı bilinçlendirme çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor.