get free quote

Fog Computing Nedir?

Bulut teknolojilerini henüz yeni yeni tanımaya başlıyoruz. Henüz bu yeni teknolojinin performansı bazı kuruluşlar için sorgulanmaya devam ediyor. 2015 senesinde bazı üniversitelerin çabalarıyla oluşturulan Open Fog Computing bulut teknolojilerine bakış açısını önemli ölçüde değiştirdi. Fog Computing Sis Bilişim olarak da belirtilebiliyor. Ani veri işleme süreçlerinin çok kritik olduğu durumlarda, mesela olası bir saldırıda değil saniyeler, saliseler bile büyük önem taşır. Anından işlenmesi şart olan veriler karşısında bulut teknolojileri bazen yetersiz kalabilir. Bu durumlarda verilerin aksiyon alabilmesi adına Fog Computing teknolojisinden faydalanılır.

fog-computing-nedir

Gündelik yaşamımızda bu teknolojinin kullanılabileceği kritik yerlerden bir tanesi de trafik ışıkları olarak kabul edilir. Yoldaki genel yoğunluğa ya da özel kaza benzeri durumları göz önüne alarak sinyalizasyonun tüm ışıklar özelinde otomatik biçimde hesaplanır. Bu sistem şehirler adına büyük bir sorun ola trafik sorununa belli ölçüde de olsa makul bir çözüm sunar.

Fog Computing Avantajları

Sis teknolojisi veriyi buluta gönderir ve işlenmesini sağlar. Hemen akabinde depolanma sürecinde maddi bedelleri azaltır. Verinin bağlı olduğu merkezi terk etmemesi gerekiyorsa, bu tip durumlarda verinin güvenliğini sağlar. Özellikle riskli ya da kritik görünen senaryolarda bulut iletişiminde oluşacak aksaklıkların önüne geçmeye çalışır. Bu sayede büyük felaketler doğmaz. Çünkü risk büyük ölçüde minimize edilmiş olur. Sisli mimarilerin zaman içinde daha fazla yaygınlık kazanması bekleniyor. Bugün hemen herkesin ya da kuruluşun bir cloud deposu bulunuyor. Bunun gündelik yaşamdaki en basit karşılıkları cep telefonları diyebiliriz.

Çok Sayıda Veri Risk Altında

Telefonlarda tutulmayan uygulamalara ait verilerin kablosuz bağlantılar üzerinden avuçlarımıza servis edilmesi bunun en basit örnekleri arasında gösterilebilir. Akış içerisinde veriler acil biçimde iletim işlemini gerçekleştirdiğinde kat edilen çok uzun yollarda kimi duraklara uğramak durumunda kalıyor. Bu durum zamanla belli sorunları doğurabiliyor. Uzak bir alandan donanım desteği vermek aslından mümkün ancak güvenlik açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Server risk altına girerse nihayetinde binlerce kullanıcıya ait veri ortadan kaybolabilir. IoT teknolojilerinin yol almasıyla beraber verilerin kapasiteleri artmaya başladı. Dolayısıyla da bu sorun daha ciddi riskleri beraberinde getirir oldu.

Yer Değiştirme ve Yapay Depolama Fikrinden Yola Çıkıldı

Fog Computing fikri Camerino Üniversitesi’nde filizlendi denilebilir. Burada fikrin merkezinde verileri tek bir sunucudan ziyade çok sayıda sunucuya yayma fikri ön plana çıktı. Daima dinamik biçimde yer değiştirme ya da yapay stoklama gibi tekniklerden faydalanıldı. Dolayısıyla veri daimi olarak mobil biçimde parçalar şeklinde saklanıldı. Fog Computing konseptine şekil veren kişiler R. Culmone ile M. Concetta.

Aslında bugün fabrikalardan mobil cihazlara dek pek çok şey ağ altyapısından dolayı buluta yani veri merkezine bağlı durumdadır. Buluta gitmeye ve gelmeye gerek duymaksızın nesne ve ağ altyapısı arasında kendine bir konum yaratan ek sunucular Fog olarak adlandırılıyor. Saniyelik karar vermenin önemli olduğu her alanda Fog Computing teknolojisine ihtiyaç duyulabilir. Gelecekte özellikle akıllı araba teknolojilerinde Fog Computing’in sıklıkla kullanılması beklenebilir. Sonuçta veriler ana kaynağa gidip gelirken geçen süre kullanıcılar açısından önemlidir.  

Bekleme Toleransları

Bekleme toleransı adı verilen kavrama özel olarak bir parantez açmak gerekiyor. Mesela bazı uygulamaların, doğası gereği bekleme toleransları oldukça düşüktür. Anlık mesajlaşma uygulamaları buna örnek olarak gösterilebilir. Bu tip uygulamalar için maksimum bekleme toleransı 4-5 saniye civarındadır. İnsan yaşamının risk altında olduğu belli meslek gruplarında bu bekleme süreleri milisaniye cinsinden ölçülebilir. Maden ocakların işçi güvenliğini temin etmek adına bekleme toleransları 1 milisaniye olarak ifade edilir. Aynı durum borsa sektörü için de geçerlidir. Anlık veri akışının sağlanması bu tip alanlarda çok önemlidir ve hataya pek hoşgörüyle bakılmaz. Zaman ve hız konularındaki ihtiyaçlara yanıt vermek için sis teknolojisine, yani Fog Computing’e ihtiyaç vardır.

Büyük Veriler Çoğalıyor

Büyük verileri iletirken ortaya çıkan büyük maliyetler, buluta gitme ya da gelme esnasında ortaya çıkan zaman kayıpları, bağlantı kalitesindeki düşüş, özel verilerin korunmasına dair hassasiyet, Fog Computing teknolojisine duyulan ihtiyacı daha da derinleştirmiştir. Büyük verileri iletme maliyetleri Google için bile büyük bir problem. Verilerin düzeyi büyümeye başladıkça onları iletmek de sorun haline geliyor. Yakın zaman sonra IOT uygulamalarının en az yarısı bant genişliğine dair bazı kısıtlamalarla karşılaşacak.

Artan İhtiyaca Cevap Veriyor

Bankacılık gibi alanlarda işle verileri artık bölgesel alanlarda tutulmak isteniyor. Kurumlar haklı olarak özel bilgilerini paylaşmak istemiyor. IOT verilerinin %50’lik bir bölümü nesnelerin bulunduğu uç kısımlarda saklanacak gibi görünüyor. En azından tahminler ve öngörüler bu yönde. Bu arada yapay zeka uygulamalarında riskli ve kritik görülen işlem türleri uç cihazlarda oluşturulacak. Yüz tanıma ya da video analitiği gibi konular da Fog Computing teknolojisinin kullanılacağı yeni yerler arasında gösteriliyor.  Uzmanlar IoT cihazlarının yaratacağı veri potansiyeliyle baş edecek düzeyde bir bulut bilişim modeli olduğunu düşünmüyor. Verileri işlemek, iletmek ya da depolamak eskiye nazaran çok daha zor bir hale gelecek. Fog Computing artan bu ihtiyaca cevap veren ve bulut bilişim modellerine destek veren bir teknoloji olarak daha etkili bir role soyunacak.

IoT özetle nesnelerin interneti olarak bilinen bir kavram ve adını gelecekte adını daha sık duyacağız gibi görünüyor. IoT sisteminde yer alan bulut bilişim sistemlerinin artık sonuna doğru geliyoruz. Çok sayıda IoT cihazı birkaç sene sonra piyasaya dahil olacak. Bu süreçte artacak veri trafiğiyle bugünkü sistemlerin baş edebilmeleri çok zor. Fog Computing cihaz kontrol potansiyeli ve ağ kurma yetkinliğiyle ön plana çıkıyor. Fog Computing bulutun genişlemesine ve uç kısımlara yönlendirilmesine aracılık ediyor.