Küresel ısınmayı nasıl önleyebiliriz?

İÇİNDEKİLER

Günlük hayatımızda ne kadar farkındayız acaba yukarıdaki başlığın ya da basit birkaç dikkat noktasının geleceğimize yapacağımız yatırımın büyüklüğünün bilincinde miyiz acaba, tartışmaya açık. Evet, hepimiz güzel bir dünya için el eleyiz; hava kirliliğiçevre kirliliğideniz kirliliği derken elimizden geldiğince temiz bir dünya için çalışıyoruz. En azından birçoğumuzun bilinci bu yönde. Biz kirlilikler üzerine bu kadar giderken küresel ısınma, küresel iklim değişikliği gibi konularda da aynı bilince sahip miyiz sizce? Bu sorunun yanıtı çeşitlenebilir sanki… Nedenlere, nasıllara geçmeden önce nedirleri kurcalamak istiyoruz.

Küresel ısınma ne demek, kısaca…

Küresel ısınmanın ne anlama geldiğini uzun uzun “Küresel ısınma nedir?” başlıklı makalemizde ele almıştık. Burada da üzerinden kısaca geçelim. Küresel ısınmayı en basit haliyle şu şekilde açıklayalım. Atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda meydana gelen ısı artışına verilen isimdir. Küresel ısınmanın nedenlerini ele alacak olursak karşımıza birkaç madde çıkıyor. Bunların temelinde nüfus artışı ve buna bağlı enerji tüketimi geliyor haliyle. Nüfus artışını, toprak kullanımı ve sanayinin gelişmesi takip ediyor. Evet, sanayi gelişimi hepimizin hayatına pek çok olumlu dokunuş yapıyor olsa da konu dünya olunca “bilinçsizlik” sonucu bu dev gelişimler olumsuz etkileri de beraberinde getiriyor olabilir. Atmosferdeki sera gazlarının artması nedeniyle iklim değişiklikleri yaşanıyor.​​​​​

Küresel ısınma sonuçları

Yukarıda saydığımız nedenler küresel ısınmayı doğururken, küresel ısınma da ciddi “yaşamsal” sorunların doğmasına neden oluyor. Bir taşı devirirken, beraberinde pek çok taşı da yerle bir etmiş oluyoruz yani. Küresel ısınmanın sonuçlarını, etkilerini hali hazırda duyarak değil yaşayarak deneyimliyoruz. Buzullar eriyor örneğin. O kocaman buz parçaları göz göre göre eriyor. Yağmurlar artık çiselemekten çok uzakta, sağanak olarak yağıyor. Sağanak yağışlarındaki artış denizlerin su düzeyinde yükselmelere yol açıyor. Bu yükselmeler de fırtına ve sel hasarlarının artmasına neden oluyor. Buharlaşma miktarındaki artık da kuraklığa etki ediyor. Karşımıza bir kısır döngü çıkıyor ve bu labirentin için çıkış yolu bulmak için uğraşıp duruyoruz.

Dünya’nın ortalama sıcaklığı, son 150 yılda yaklaşık 1.1 santigrat derece artarak 800 bin yıldan fazla bir süre içindeki en yüksek seviyelere ulaştı. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması’nda belirtilen hedefler doğrultusunda, küresel sıcaklık artışının 1.5 derece ile sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor. Ancak, WMO’nun 2020 raporuna göre, dünya genelindeki sıcaklık artışı bu hedefe yaklaşmaktadır ve 2024 yılına kadar yıllık sıcaklıkta 1.5 santigrat derece artış olasılığı %20, bu beş yıllık dönem içerisinde en az bir kez aylık bazda geçilme olasılığı ise %70 olarak tahmin ediliyor.

Peki bu çıkış yolu nedir, gelin bundan bahsedelim şimdi…

Küresel ısınmayı nasıl önleyebiliriz?

Küresel ısınmayı önlemek veya en azından sınırlamak, dünya çapında karmaşık bir sorundur ve bir dizi farklı stratejiyi içerir. İşte küresel ısınmayı önlemek için alınabilecek önemli adımlar:

  1. Fosil Yakıtların Azaltılması: Fosil yakıtların (kömür, petrol, doğalgaz) kullanımını azaltmak, sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde düşürebilir. Bu, daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklarının (güneş, rüzgar, hidroelektrik) kullanılması, enerji verimliliğinin artırılması ve enerji tasarrufu önlemleri alınması anlamına gelir.

  2. Yeşil Enerji Kullanımı: Daha fazla yeşil enerji kaynağına yatırım yapmak, fosil yakıtların yerine temiz enerji üretimini teşvik eder. Bu, güneş enerjisi panelleri, rüzgar türbinleri ve hidroelektrik santralleri gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve kullanılmasını içerir.

  3. Taşıt Değişiklikleri: Düşük karbonlu veya elektrikli taşıtların yaygınlaştırılması, karayolu taşıtlarının sera gazı emisyonlarını azaltabilir. Ayrıca, toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesi ve bisiklet veya yürüyüş gibi çevre dostu ulaşım seçeneklerinin teşvik edilmesi önemlidir.

  4. Endüstriyel Süreçlerin İyileştirilmesi: Endüstriyel süreçlerde enerji verimliliği artırılabilir ve sera gazı emisyonları azaltılabilir. Daha verimli üretim yöntemleri, geri dönüşüm ve atık azaltma gibi uygulamalar önemlidir.

  5. Orman Koruma ve Ağaçlandırma: Ormanların korunması ve yeni orman alanlarının oluşturulması, atmosferdeki karbonu emme kapasitesini artırır. Ormanlar, karbonu depolayan ve oksijen üreten önemli ekosistemlerdir.

  6. Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi ve Düzenlemeler: Ülkeler, sera gazı emisyonlarını izlemek ve düzenlemek için etkili politika ve yasal düzenlemeleri benimsemelidir. Bu, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalarla desteklenmektedir.

  7. Toplum Bilinci ve Katılımı: İnsanların çevre bilinci geliştirmesi, enerji tasarrufu yapmaları ve sürdürülebilir yaşam tarzlarını benimsemeleri önemlidir. Bireyler ve toplumlar, küresel ısınma ile mücadelede önemli bir rol oynar.

  8. Araştırma ve Teknoloji Geliştirme: Yeni teknolojilerin geliştirilmesi, sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyelini artırabilir. Bu, karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi inovasyonları içerir.

Fosil yakıtların yoğun kullanımı, sera gazı emisyonlarının büyük bir kaynağıdır ve dolayısıyla küresel ısınmanın ana nedenlerinden biridir. Bu nedenle sera gazı emisyonlarını azaltma çabaları, küresel ısınmanın etkilerini en fazla etkileyen faktörlerden biridir.

Küresel ısınmanın etkilerini sınırlamak için bu önlemlerin bir kombinasyonu genellikle gereklidir. Ayrıca, uluslararası işbirliği, politika yapıcıların ve toplumların bu sorunla başa çıkmak için ortak çaba göstermesi önemlidir.


Büşra Özgüç
Büşra Özgüç
×
Mobil Sürümünü görüntüle
loader yükleniyor...