Agnostik Nedir?

Metafizik varlıkların bilinemeyeceği görüşünü temel alan agnostisizm akımını benimseyen kişiler, agnostik olarak adlandırılır. Ülkemizde ve dünyada genel anlamda ateizm ile karıştırılmaktadır. Bu yazımızda agnostik sözcüğünün kökenini incelerken, akımın ortaya çıkışına, agnostisizm akımının felsefik dayanaklarına ve ateizmden farklarına yakından bakmaya çalışacağız.

Agnostik Ne Anlama Geliyor?

Agnostisizm akımı Türkçemize “Bilinmezcilik” olarak çevrilmiştir. Bu akımı benimseyen kişilere ise “agnostik” ifadesi uygun görülmüştür. Kavramın ilk olarak İngiliz kökenli bir biyolog olan Henry Hulex tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Öte yandan Darwin tarafından oluşturulan evrim kuramını da benimsediği bilinen Henry Hulex, bu konuda da pek çok makale yayımlamıştır. Bu eserlerde sıklıkla tanrının varlığının kesin düzeyde bilinemeyeceğinin altını çizmiştir. Sözcüğün etimolojik kökenine baktığımız zaman, Agnostisizm teriminin Eski Yunancadan geldiğini görmekteyiz. Agnostik sözcüğü “An” ile “Gnostik” sözcüklerinin birleşmesi sonucunda türetilmiştir. 

Temel olarak “bilgisi olmayan, bilinemeyen” manalarına tekabül eder.  Kaba şekilde agnostik, “bilgisi olmayan” şeklinde açıklanır. Agnostikler de bilinmezciler şeklinde ifade edilmektedir. Türkçe diline ise Fransızcadan (agnostique) girmiş bir sözcük olduğunu görüyoruz. Agnostik esasen bir yaklaşım biçimini ifade eder ve farklı disiplinlerde karşımıza çıkabilir. En yoğun kullanımı ise büyük ölçüde dini inançlara yöneliktir. Var olan dinlerin öne sürdüğü düşünce ya da iddiaların kanıtlanmasının mümkün olamayacağı savunulur. 

Bu arada sıklıkla karıştırılan Ateizmde, “Tanrı kesin bir biçimde yoktur” düşüncesi öne çıkar. Bu anlamda agnostik yaklaşımı bu düşünceden ayrı tutmakta fayda vardır. TDK sözlüğünde bilinmezcilik olarak geçen Agnostisizm felsefik bir akım olarak ele alınmaktadır. Agnostisizm esasen ateizm olgusundan çok daha dürüst ve objektif bir yaklaşım olarak değerlendirilir. Farklı bir değerlendirmeye göreyse; söz konusu kavram, ateizm formu içinde bir alt kategori olarak ele alınır. Klasik anlamda bilinen ateizm, “pozitif ateizm” ismine sahipken, agnostisizm “negatif ateizm” şeklinde bilinmektedir. 

Agnostikler Neyi Savunur?

Agnostisizm akımını benimseyen agnostikler, genel anlamda şüphecidir. Tanrının varlığının bilinemeyeceğini savunan bu kişiler, inançlara büyük bir kuşku ile yaklaşırlar. Agnostiklere göre herhangi birinin Tanrı varlığına dair bir bilgiye sahip olması olanaksızdır. Bu konu bilinmezdir ve dolayısıyla herhangi bir görüş bildirmek ya da iddiada bulunmak anlamsızdır. 

Agnostikler öte yandan üstünde deney yapma şansı bulunmayan ya da gözlemlenemeyen her türlü olguya karşı çıkar. Bu tip olgulara dair tahminleri, ön görüleri ya da inançları kabul etmezler. Tam anlamıyla “Tanrı yoktur” gibi bir noktadan bakmayı yeğlemezler. Bunun yerine bu durumun bilinemezliğinin altını çizmekte ısrar ederler. Agnostisizm sadece ateizmden değil aynı zamanda deizm yaklaşımından da ayrılır. 

Agnostikler, Tanrı kavramını doğrulama ya da yalanlama yoluna gitmezler. Dinlerin ne şekilde oluştuğuna dair gözlem ya da deney yapacak uygun bir zemin yoktur, bu nedenle de söz konusu alan bilinmezliğe mahkûm kalacaktır. Belirsizlik ilkesin daha önce kuantum fiziğinde de karşımıza çıktığını anımsayabiliriz. Hatta bu ilkenin doğrudan Kuantum fiziğine dayandığını önemle belirtmeliyiz. Agnostisizm için doğrudan bir inanç diyemeyiz. Daha çok akıl ilkesini öncelik olarak gören bir metot diyebiliriz. Agnostikler yalnızca tanrı değil, aynı zamanda melek, şeytan, ahret, cennet, cehennem gibi olguları da bilinmezlik eksenin değerlendirir. Tüm bunlar metafizik ve soyut olgular olduğu için varlıklarına dair olumlu ya da olumsuz bir iddiada bulunmak hatalı olacaktır.  Tanrı varlığını tümüyle reddetmese de hiçbir zaman bununla ilgili doğru cevaba ulaşılamayacağını savunur.
1869 senesinde Henry Huxley’in İngiliz Metafizik Derneği’nde yaptığı konuşma ile beraber tanınan Agnostisizm, aynı yüzyılda yepyeni bir felsefe akımının da doğmasına vesile olmuştur. Bu terim zira ilerleyen senelerde Tanrı inancından çıkıp “bilinmezci” öğretilerin pek çoğunu kapsamaya başlamıştır. Özetle agnostisizmin ortaya çıkışında, bilimsel denetimlerden uzak kalan insan zihniyetinin ne tür yanılgılara sahip olabileceği düşüncesi baskındır. Bir bakıma bu duruma tepki olarak doğmuş ve kısa sürede olgunlaşmıştır.

Agnostik Düşünürler Kimlerdir?

Agnostisizm ile alakalı ilk tartışmalar her ne kadar 1800’lü yılların ortasında yoğunlaşsa da esasen bu kavramın kökeni çok daha eskilere uzanıyor. Kimi kaynaklarda söz konusu kavramın Yunan sofistlerinden biri olan Protogoro’ya kadar uzanabildiği söylenmektedir. 

Tanrını varlığını reddetmeyen ancak en azından bu konuda herhangi bir iddiada bulunamayacağını savunan düşünürler içinde; Robert Anton Wilson, Immanuel Kant, David Hume, Monica Bellucci, Elon Musk, Rafael Nadal, Roman Polanski, Leslie Stephen, Matt Johnson gibi isimler öncelikli olarak sıralanabilir. Bu isimleri elbette sinemadan edebiyata, bilim dünyasından siyasete pek çok alan özelinde çoğaltabiliriz. 

Öte taraftan Orta Doğu felsefesinin kökenlerinde de Bilinmezcilik izlerine rastlamak olasıdır. Bilhassa dünyaca ünlü şairlerden biri olan Ömer Hayyam’ın pek çok şiirinde söz konusu akıma dair yansımalar bulunabilir. 

Türkiye’deki Agnostikler

Resmi nüfusun önemli bir kısmının Müslüman olduğu Türkiye’de ise farklı inançlara sahip olan kişiler, bunu genel anlamda ifade etmekten uzak duruyor. Toplumsal baskıların ve ötekileştirmelerin yarattığı etkiden dolayı, agnostiklerin Türkiye’deki gerçek düzeyine ulaşmak pek de kolay değildir. Yine de nadiren de olsa deist, ateist ya da agnostik olduğunu ifade eden ünlü kişilere rastlamak mümkün olabilmektedir. Ülkemizde daha önce agnostik olduğunu açıklayan kişiler arasında Lale Mansur ismi ön plana çıkmaktadır.

Doğrudan açıklamasalar dahi ülkemizde birçok kişinin bu yaklaşımı benimsediği ön görülüyor. Son dönemde Türkiye’de peş peşe açılan agnostik dernekler, bu düşünceyi önemli oranda pekiştirmektedir. Yakın zaman önce Fransız bir şirket toplamda 22 ülkeyi kapsayan bir araştırma gerçekleştirdi. Bu araştırmanın sonuçlarına göre ülkemizdeki katılımcıların %3’lük bölümü agnostik olduklarını beyan etmiştir. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre kendilerini ateist olarak tanımlayanların oranı %7 şeklinde.

Farklı Agnostik Düşünceler

Agnostik düşünceler arasında; agnostik teizm, agnostik ateizm ve zayıf agnostisizm kavramlarını aktarabiliriz. Agnostik teizm, bir yaratıcının olma olasılığını güçlü bulan, yaratıcı varlığa inanan fakat bunun yine de kanıtlanmasının asla mümkün olamayacağını söyleyen düşünce formudur. Örneğin deizm yaklaşımı benimseyen bir kişi, gözlem ve akıl yolu ile yaratıcı varlığının kabul edilebileceğini söyler. Ancak agnostik teist kişi, yaratıcıyı bilmenin herhangi bir bilimsel yolunun bulunmadığını, yine de her şeye rağmen böyle bir yaratıcının var olduğunu vurgular.

Bir diğer agnostik düşünce formu olan agnostik ateizm yaklaşımında ise herhangi bir yaratıcının var olmadığına inanılır. Ancak buna rağmen söz konusu yokluğun da kesin bir biçimde bilinmeyeceği önemle savunulur. Bu nedenle de agnostik ateistler yaratıcının varlığına ya da yokluğuna dair kesin yorumlarda bulunmayı asla tercih etmez. Agnostik ve ateistleri birbirinden ayıran en önemli fark, bir tarafın “var olup olmadığını bilmiyorum” diğer tarafın ise “var olduğuna kesin olarak inanmıyorum” gibi bir eğilime sahip olmalarıdır. Agnostik ateizm, bu iki düşünce arasında bir denge oluşturmaktadır.

Zayıf agnostisizm olarak tanımlanan yaklaşımda ise yaratıcının hiçbir koşulda “şu an” için bilinmez olduğunu belirtir. Bunu öne sürerken de söz konusu düşüncenin gelecekte değişebileceği konusunda açık kapı bırakır. Yani bir başka deyişle bugün için kanıtlanmış herhangi bir durum olmadığı için yaratıcının varlığına dair bir yorum yapmanın doğru olmayacağını söylerken; ileride bu konuda olası bir kanıtın öne sürülebilmesi durumunda yeni yargıların oluşabileceğinin altını çizer.

Bu üç türde de agnostisizmin tarafsız ve mesafeli yaklaşımından önemli izler bulmak mümkündür. İslam dininde ise Allah’ın varlığına ya da birliğine inanç konusunda keskin bir inanç söz konusudur. Bu nedenle de ateizm, deizm ya da agnostisizm gibi yaklaşımları tümüyle reddetme yoluna gider. İslamiyet inanışında Agnostisizm geçersiz bir düşünce biçimidir. Yaratıcının var olduğunun akıl yoluyla kabul edilebileceği düşüncesi egemendir.