Hıdırellez Nedir?

Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu coğrafyasında kutlaması yapılan mevsimlik bayramlardan biri olan bu bayram Hıdırellez veyahut Hıdrellez olarak adlandırılıyor. Bu bayram Ruz-ı Hızır şeklinde isimlendirilen Hıdırellez günü, dünyada sıkıntıya düşenlerin ve dara girenlerin yardımcısı olduğu düşünülen Hz. Hızır ile birlikte denizlerin hakimi olduğu düşüncesine inanılan Hz. İlyas'ın yeryüzünde gerçekleştirdikleri bir buluşma günü olarak da ifade edilebilir. Bununla beraber baharın gelişinin habercisi olarak da biliniyor.

Hıdırellez’in Ortaya Çıkışı

Hıdrellez Bayramı Mezopotamya ve Anadolu kültürlerine ait olduğu düşünülen, İslamiyet öncesinde de Orta Asya Türk kültürüne ve inançlarına dahil olduğu ifade edilen bir bayram fakat bu bayram yani Hıdırellez, ilk çağlardan günümüze kadar olan süreçte Anadolu, Mezopotamya, İran, Yunanistan benzeri birden çok uygarlık tarafından yazın gelişini ifade eden törenlerle ve ayinler ile kutlanıyordu. Bu sebepten ötürü Hıdrellez Bayramı geniş bir yelpazede değerlendirilebilir.

Hıdırellez’in Önemi ve Anlamı

Hıdırellez olduğu zaman bazı insanlar gün doğduğu zaman, bahçelere, bağlara ve kırlara çıkarak buralarda Hz. Hızır’ın bıraktığı ayak izlerine ulaşarak onlara basıp bolluğa ulaşmayı hayal ediyor. Hıdırellez aslında doğa ve insan sevgisi açısından çok önemli bir konuda bulunuyor. Çünkü Hz. İlyas ve Hz. Hızır iyiliği, insanları, doğayı ve cömertliği sevmiş olan bereketin simgesi olarak bu kutsallıklara inanılan dinsel varlıklar olarak bir temsiliyete sahip. Örneğin bu manada, tarihler 5 Mayıs tarihini gösterdiği zaman nişanlılar arasında oğlan tarafı, kız tarafına Hıdırellez kurbanı anlamında süslenmiş bir halde olan bir koç gönderiyor. Bu kurbanın gönderildiği günden sonraki gün de kesim işlemi yapılarak beraber yeniyor. Kurban kesilmesiyle bitmiyor bu ritüeller ve yemeğe çağrılan kişiler, havlu, çarşaf, yorgan vb. gönüllü hediyeler getiriyor. Getirilmiş olan armağanlar ipler üstünde sergileniyor.

Hıdırellez günü gelip çattığında kalkıldığı zaman kapılar açılıyor ve genç kızlar için hazırlanmış olan sandıklar açılıyor. Bunun amacı eve bereket dolması ve genç kızın daha iyi bir evlilik yapabilmesi için olduğu manevi bir duygu olarak açıklanabilir. Güneş doğmadan önce gelinlik giyilerek Tunca Nehri'nin kıyı kısmına gelmiş olan genç kızların nasiplerinin yani kısmetlerinin bereketleneceğine inanılıyor. Hatta Roman genç kızlar bunun da ötesinde güzel dilekler ve iyilikler dileyerek özelinde bereket ve sağlık dileyerek gelinlikleriyle beraber suya giriyorlar. Ayrıca söğüt ağaçlarından koparılan bu dallar da evlere asılıyor.

Hıdırellez Kutlaması Nasıl Yapılıyor?

 Hıdrellez Bayramı kutlamaları çoğunlukla yeşillik kısımlarda, ağaçlık bölgelerde ya da su kenarlarında, bir türbe veya yatırın yanında veyahut yakınlarında yapılıyor. Bu sebepten ötürü de bu tarz yerlerinin bütününe Hıdırlık deniyor ve Hıdırellez vakti baharın taze bitkilerini olsun ya da kesilen etlerin taze kuzu eti veya kuzu ciğeri yeme benzeri adetleri bulunuyor. Bu vakit baharın ilk kuzusu yenildiği vakit tedavi gibi faydası olacağına inanılıyor yani sağlığa bir faydası olduğu düşünülüyor. Bugün dahilinde kırlardan çiçekler ya da otlar toplanıp o toplananları kaynatmanın akabinde bu suyun içilmesi sonucu tüm hastalıklara iyi geleceğine ve bu suyla kırk gün yıkanıldığı zaman gençleşip güzelleşeceğine inanılıyor.

 Bunlara paralel olarak Hıdrellez gecesi Hz. Hızır'ın uğramış olduğu alanlara ve dokunmuş olduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancı ile türlü türlü uygulamalar yapılıyor. Yiyecek kapları olsun, ambarlar olsun bununla beraber para keseleri olsun bunların ağızları açık bırakılıyor. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen insanlar, Hıdrellez gecesi gül ağacının alt kısmına istediği şeylerin küçük bir modelini yaparlarsa Hz. Hızır'ın kendilerine yardımcı olacağına inanıyorlar. Aynı zaman akabinde dileklerini kırmızı kurdeleye bağlayarak gül ağacına asıyorlar. Bir sene süresince dileklerinin yerine gelmesini bekliyorlar. Bazı insanlar da ateş yakarak dilek diliyorlar.  Bundan sonra da yakmış oldukları ateşin üstünden atlıyorlar. Hıdrellez etkinlikleri kapsamında baht açma törenleri de oldukça yaygın şekilde uygulanan bir gelenek.

Farklı Yörelerde Farklı İsimler

Hıdırellez’in ismi yörelere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin, “Mantıfar” Türkmenler Yörükler için, “dağara yüzük atma” geleneği Balıkesir ve civarı için  “niyet çıkarma” Edirne ve civarı için, “mani çekme” Erzurum’da kullanılan isimler olarak karşımıza çıkıyor. Anadolu’nun bazı bölgelerinde Hıdrellez günü gerçekleştirilen duaların ve arzuların kabul görmesi amacıyla kurban kesme, sadaka verme, oruç tutma gibi adetler bulunuyor. Kesilen kurbanlar ve adanan adaklar “Hızır hakkı” için uygulanan adetlerden. Zaten bu hazırlıkların hepsi Hz. Hızır'a rastlamak amacıyla yapılıyor. Bu adetlerden biri Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde maya olmadan yoğurt yapılması. Mayalama sıcaklığında bulunan sütün içerisine besmele çekilerek bir tahta kaşık konuyor. Bu yöntemle elde edilmiş olan maya bir sene kullanılıyor. Gelecek sene tekrardan değiştiriliyor. Bir diğer örnek Kütahya ilinin Tavşanlı ilçesine bağlı bulunan Yörük köyleri.  Bir senelik yoğurt mayası, Hıdırellez ve bu günün akabinde 2 gün süresi dahilinde sabah ezanıyla birlikte tan ağarması arasında kalan zamanda doğada bulunan bitkilerin üstünden toplanmış olan çiy tanelerinden sağlanıyor.

Hıdırellez Gecesi Dilek Nasıl Dileniyor?

Tarihler 5 Mayıs akşamını gösterdiği zaman akşam ezanı zamanı gül ağacında dilek dileme zamanı oluyor. Bu gül ağacının dallarına paralar asılıyor. Eski zamanlarda kese içerisine para dikiliyormuş ve gül ağacının dip kısmına gömülüyormuş. Bunun yanında açık şekilde bir cüzdan da bırakılabiliyor. Bu dilekler herhangi bir kağıda yazılıyor ve bu dilekler asılabileceği gibi şekil ve ebat olarak gül ağacının alt kısmına çizilebiliyor. Bununla birlikte ev dileyenler ev resmi, araba isteyenler araba resmi, telefon isteyenler telefon resmi çizebilir. Bu çizim toprak üstüne de yapılabilir, aynı zamanda ufak taşlarla da bir çizim yapılabilir. Akşam asılan bu dilekler ve paralar da 6 Mayıs sabahı tezden toplanıyor. Bu para da cüzdana konuluyor ve sene boyunca hiç harcanmıyor. Bu paranın o kişiyi o sene süresince parasızlığa düşürmeyeceğine ve dara düşmeyi göstermeyeceğine inanılıyor.