İnovasyon nedir?

inovasyon

İnovasyon kelime anlamı olarak yeniliği, yenilenmeyi ifade ediyor. Sıfırdan bir şey meydana getirmek yerine var olana bir değer katarak hizmete sunmak inovasyonun temel amacı niteliğinde. Bu yüzden bu anlamın keşfetmekle, buluşla karıştırılmaması gerekiyor. Katılan değerle birlikte çıkan özgün ürünün yeni özellik bir özellikle ya da birden çok özellikle entegre olmuş olması bir diğer önemli husus. Özünden kopan ve özüyle uyum sağlayamamış atılımlar bir yenilik olamaz aksine ürünün mevcut durumunu da olumsuz etkileyebilir. Çünkü özünden kopan bir hareket bir yenilik sayılmaz aksine yeni bir ürün ortaya çıkarmış olur. Bu da inovasyonun temel manasıyla çelişerek öz anlamıyla bağdaşmaz.

İnovasyon Nasıl Yapılır?

inovasyon-2

İnovasyon olarak ilk olarak bir bütçe ayırmak gerekiyor. Çünkü ne yapılırsa yapılsın belli bir maddi külfet gerekiyor fakat bunun da bir başarı kapısı aralaması için iyi bir araştırma geliştirme çalışması yapılmalı ve bu veriler bilimsel temellendirmelerle desteklenmeli. Bu veriler ışığında şüphesiz bir tasarım da yapılarak az çok bir taslak oluşturulmalı. Geriye kalan şey ise tasarlanan bu ivonasyon hareketinin hayata geçirilmesi. Bunun için en başta ayrılan bütçenin finanse edilmesi ilk sırada. Sonrasında ise belli bir kurumsal kimlik anlayışıyla risk alarak üretime geçmek gerekiyor. Üretimi yapılan ürün temel değerlerinden kopmayarak gelişimi amaçlanarak inovasyon sayesinde bir ileri taşınır. Bunların hepsinin soncunda bu ürünün pazarlaması yapılarak dizayn edilen finansal durum kar sağlayarak amacına ulaşıyor. 

Ayrıca bu katkı direkt olarak bir ürün olmak zorunda da değil bir teknolojik yatırım da bir ürünün gelişimine yol açan bir hareket de olabilir. Sadece özgün ve koordineli bir biçimde hareket etmek büyük önem taşıyor. Bu hareketin sonucu zaten yönetilen doğru finansal yapıyla başarıya ulaşmak kaçınılmaz bir  sonuç. 

İnovasyonun Önemi

inovasyon-3

İnovasyon, firmaların varlığını devam ettirip diğer firmalarla rekabet edebilmek adına kâr amacı güden kuruluşlar için önemli bir konumda yer alıyor. Örneğin gömlek üreten bir firmayı baz almak gerekirse bu firmanın kırışmayan kumaştan gömlek üretmesi bir yenilik olacak olup diğer rakiplerine göre bunu hayata geçirdiği taktirde firma için bir avantaj olarak ortaya çıkabilir. Bir başka örnekse tehlike anında evi koruyan bir kapı düşünülebilir. Bunların hepsinin ortak paydası var olan bir ürüne değer katarak bir başka seviyeye getirmek olarak açıklanabilir. Böylelikle firmalar iç pazardaki yerini sağlamlaştırarak pazar payını büyültüp bulundukları ülkelerin de kalkınma ve istihdam oranlarına katkıda bulunmuş oluyor ki işsizliğin azalması, refah seviyesinin artması, daha iyi şartlarda yaşanmaya başlanması bu durumun kaçınılmaz olumlu sonuçlarından. Ayrıca bu durum sadece iç pazar için bir güç sağlamaz; Dış pazar için de bir güç sağlayabilir firmalara. 

İnovasyon Olmasaydı Ne Olurdu?

İnovasyon birçok ülkeye ve firmaya sağladığı yatırım fırsatları ile firmaların ve ülkelerin kalkınmalarında büyük bir rol oynuyor. Bu rolün önemi birçok açıdan değerlendirilse de burada iki açıdan değerlendirmek mümkün. İnsanlar düşüncelerinde dahi bir değişime sahip oluyor ki bu düşüncelerin sonucunda ortaya çıkan ürünlerin ya da teknolojilerin de değişmesini beklememek çok büyük bir yanlış olsa gerek. Bu değişmeler olmasaydı her defasında yeniden düşünmek yeniden üretmek zorunda kalınırdı. Var olan sistem üzerinden gidip eksikleri, fazlalıkları tartışıp geliştirmeleri yapmak sıfırdan bir şey yapmaya göre daha kolay bir durum. Bunun en önemli sebebi de düşünürken esinlenmek ve benzetmeler yaparak öğrenmek. Ortada bir ürün olmayınca bir esinlenme ve benzetme de haliyle yapılamıyor. Ayrıca bu oluşumsal sürecin dışında da bir değerlendirme yapılabilir.

Ürünlerin oluşum aşamasının hiçbir öneminin olmadığı varsayılsın. Her şey tek düze ilk üretildiği gibi kalırdı. Eskime gibi bir şey olmazdı çünkü yeni olmazdı. Sadece belki de sıfırdan ürünler yeni kategorisine dahil edilebilirdi ve bu da büyük ihtimalle insan hayatını monotonlaştırarak daha az akışkan hale getirebilirdi. 

İnovasyonla Öne Çıkan Ülkeler

inovasyon-4

Dünyada birçok ülke inovasyon yaparak rekabet gücünü arttırıp başarısını arttırmak istiyor. Bu gücü son yıllarda en fazla arttıran ülke olarak Finlandiya öne çıkıyor. Finlandiya, inovasyona yaptığı yatırım sayesinde ekonomisini güçlendirdi ve vatandaşlarının refah seviyesini yükseltti. Tabii ki bu birden olmadı. Bunun öncesinde ülke yönetimi inovasyon için bütçe ayırmaya 20-30 sene öncesinden başladı ve bu çabalarının karşılığını yıllar sonra birçok alanda aldı. İşin en dikkat çekici başka yanı da ekonomik olarak durağanlık yaşandığı zamanlarda dahi bu yatırımların bir azalma göstermemesi. Her ne olursa olsun inovasyon çalışmalarından vazgeçilmedi. 1990’lı yıllarla patlak veren enflasyon ve işsizliğin çözüm noktası tam anlamıyla da buradan ortaya çıktı. Milli eğitim ve araştırma çalışmaları yapıldı bunlarla ilgili programlar tasarlanıp projeler meydana getirildi.

Daha sonra üniversiteler ile firmalar arasındaki ilişki geliştirerek bir taşla iki kuş vuruldu. Hem gençler istihdam edilmiş hem de firmalar daha düşük maliyetlere işlerini yaptırmış oldu ve genç beyinlerden yararlandı. Bunların sonucunda da sanayinin gelişimi ve makine sanayinin gelişimi kaçınılmaz bir son olarak ortaya çıktı. 2000’li yıllara gelindiğinde de artık 1990’lı senelerin başına kıyasla çok başka bir Finlandiya vardı. Finlandiya 2000’li yıllarında başında bilişim teknolojileri alanında öne çıkan bir ülke haline gelmiş oldu. Kişi başına düşen milli gelir de bunun en önemlisi göstergesi. 1985 yılında 10 bin dolar bu gelir 2004 yılında 29 bin dolara kadar ulaşarak bunu en fazla kanıtlayan durum olarak açıklanıyor. Finlandiya dışında İsveç, İsviçre, Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Danimarka ve Singapur gibi çeşitli ülkeler de inovasyon hareketiyle öne çıkan ülkeler olarak sıralanabilir.