Landing Page nedir?

İnternetin hayatımızdaki artan ağırlığını gitgide daha derinden hissediyoruz. Öyle ki gün içinde akıllı telefonumuzun ekranını, annemizin, babamızın, arkadaşlarımızın, hatta eşimizden daha çok görüyoruz. Her gün farklı web sitelerden belki de yüzlerce web sayfasına maruz kalıyoruz. Bu sayfalar arasında önemli bir kısmı reklamlar oluşturuyor. 

Youtube’da komik bir video izlerken, Netflix’te film seyrederken, Facebook’ta zaman tünelinde gezinirken, Instagram’da insanların ne kadar mutlu göründüğünü görüp iç geçirirken aniden karşımıza çıkan bir reklamla dengemiz bozuluyor. Çoğu zaman reklamları atlamanın yolunu arıyoruz. Bazen yanlışlıkla elimiz değdiği için, bazen de isteyerek üzerine tıkladığımız için o reklamlar bizi bazı sayfalara yönlendiriyor. İşte bu yazıda o “bazı sayfalar”dan bahsedeceğiz. 

İçerikten Reklama İniş: Landing Page

landing-page-1

Türkçeye “iniş sayfası” olarak çevrilen landing page, başka herhangi bir internet platformunda gezinirken karşınıza çıkan reklama tıkladığınızda yönlendirildiğiniz sayfadır. Bu sayfada satıcı firma, size ürünü pazarlamak için çeşitli yollara başvurur. 

Bunun için ürün hakkında çeşitli bilgiler sunar, fırsatlardan bahseder, kampanyalarını açıklar, indirim oranlarını vurgular. Hatta bazıları “1 milyonuncu ziyaretçi” olduğunuzu iddia ederek size zorla son model bir akıllı telefon hediye etmeye dahi çalışır. Sakın inanmayın, 1 milyonuncu ziyaretçi siz değilsiniz!

Landing Page’te Ne Kadar Süre Geçiririz?

Landing Page’lerin tümünde mantık aynıdır. Bir şekilde o sayfaya getirilen ziyaretçi “müşteri”ye dönüştürülmeye çalışılır. Bunun için firma, oldukça kısa bir sürede ziyaretçinin ilgisini çekmek zorundadır. 

Yapılan araştırmalar, landing page’te ziyaretçilerin geçirdiği ortalama sürenin 4 ila 7 saniye arasında değiştiğini ortaya koyuyor. Ancak elbette ki ziyaretçilerin bir kısmı 5 hatta 10 dakikaya kadar o sayfada kalabiliyor ve önerilen satışı kabul ediyor.

Kişisel Landing Page Testi

landing-page-2

Bu yazıyı okumayı bitirdikten sonra siz de kendinize kısa bir test yapabilirsiniz. Herhangi bir platforma girin ve rastgele bir reklama tıklayın. Testte olduğunuzu dikkate almadan, normal şartlarda o sayfada ne kadar süre geçirdiğinizi kayda alın. Bu işlemi 5 kez tekrarlayın. 

Ortalama bir internet kullanıcısıysanız süreler genellikle çok kısa kalacaktır. Ancak nadiren de olsa bazı sayfalarda uzun kalmak hatta önerilen satışın tarafı olmak isteyebilirsiniz. 

Kişiselleştirilmiş Reklamlar ve Landing Page

landing-page-3

Birçok firma, kullanıcıların internet deneyimleri üzerinden satın alma tercihlerine dair fikir edinmeye çalışıyor. Son olarak Cambridge Analytica Vakası ile gündeme gelen bu olgu, önümüzdeki yıllarda gündemi daha çok meşgul edeceğe benziyor.

İnternette ziyaret ettiğiniz sayfalar, online alışveriş tercihleriniz, Instagram beğenileriniz, Facebook paylaşımlarınız, attığınız tweetler ve çok daha fazlası büyük veri sistemlerinde analiz edilerek firmalara satılabiliyor. Bu durumda, karşınıza çıkan reklamlar da, reklamların yönlendirdiği landing page de ilginizi çekmesi muhtemel bir biçimde tasarlanıyor. 

Başarılı Bir Landing Page İçin 4 Öneri

Küresel firmaların aktörü olduğu kişiselleştirilmiş reklamlar meselesini bir kenara bırakalım. Ortalama internet kullanıcıları ve yine ortalama reklamcılar için “başarılı bir landing page” tablosu çizelim. 

Bu konuda bilgi sahibi olmak potansiyel müşteri olan internet kullanıcılarının internetin alışveriş adına sunduğu imkanlardan etkili biçimde yararlanmasının yolunu açacaktır. Reklamcılar ise bu önerileri uygulayarak daha etkili pazarlama stratejileri geliştirme fırsatı yakalayacaktır.

landing-page-4

1. Yerinde Tasarım

Burada “yerindelik” derken ihtiyaç ve taleplere uygun içerik tasarımını kastediyoruz. Aşırı gösterişli, göz yoran veya dikkat çekmek için rahatsız edici derece vurgulanan reklamlar potansiyel müşterilerin kısa sürede landing page’ten kaçmasına sebep olabilir. Reklamcılar bunun yerine, ziyaretçilerin kullandığı trafik kanallarını da dikkate alarak onların nelerden hoşlanabileceklerin ön görmeye çalışmalıdır. İlk bakışta zor görünse de reklamcılar için o kadar da zor değil. Çünkü onlar bunun için özel eğitim görüyorlar.

2Tatmin Edici İçerik

Burada “tatmin edici” derken, ne az ne çok, “kararında içerik” demek istiyoruz. Ürün hakkında yetersiz bilgi varsa, onun yerine başka noktalar vurgulanıyorsa bu durum ziyaretçileri şüpheye düşürebilir. Benzer şekilde, ürün anormal şekilde övülüyorsa, içerik gereksiz ayrıntılarda boğulmuşsa bu durumda da reklam hedeflerinin başarısız olması şaşırtmamalıdır. 

Reklamcılar landing page’te, potansiyel müşteriyi rahatsız etmeyecek derecede ürün hakkında bilgi vermeli, aynı zamanda –varsa- kampanyalardan söz açmalı ve indirim oranlarına dikkat çekmelidir. Ürüne dair görsel ve -varsa- işitsel malzemeler kullanarak potansiyel müşteri ile ürün arasında bağ kurulması için çaba göstermelidir.

3. Sayfa Yükleme Hızı

Ziyaretçilerin sayfada kalma süresinin ortalama 4-7 saniye arası olacağı gözden kaçırılmamalıdır. Böylesine az bir zamanın yarısının sayfa yüklenmesine ayrılması, başarısızlık oranını inanılmaz miktarda artıracaktır. Öyle ki, ziyaretçilerin büyük kısmı sayfa yükleme sırasında landing page içeriklerini görmeden sayfadan çıkmış olacaktır. Sayfa yükleme hızını çok yüksek olmak zorundadır. Birkaç saniye içinde ziyaretçiyi müşteriye dönüştürme şansına sahip olacak satıcı, o kısıtlı zamanı “yükleniyor” yazısıyla heba etmemelidir. 

4. Ziyaretçi Analizi

Yukarıda kısmen bahsettiğimiz analiz kısmı, aslında landing page’ten olumlu dönüş almak için en etkili yollardan biri. Evinize kimi çağırdığınızı bilmelisiniz. Misafirlerinizin estetik algısı, damak tadı, giyim tercihleri ve espri anlayışları hakkında ne kadar bilgi sahibi olursanız onları memnun etme şansınız da o kadar artacaktır. O yüzden tasarımcı, reklamcı veya satıcı, landing page’i kim organize ediyorsa, o sayfaya gelecek kişilerin ortalama profilini somutlaştırmalıdır. Gelecek ziyaretçilerin ortak özelliklerini tek bir hayali kişide birleştirerek o kişiyi ikna etmek için önceden stratejiler belirlenmelidir. 

Misafirlerin hangi yemekten hoşlandığını önceden öğrenerek onlara o yemeği pişirebilirsiniz. Ancak bu işi şansa bıraktığınızda, misafirinizin nefret ettiği veya alerji duyduğu bir yemeği masaya getirme riskiniz vardır. Böyle bir durumda misafiriniz, bin bir özenle yaptığınız yemeğin tadına dahi bakmayacaktır. Yani belki de haftalarca çalışarak oluşturduğunuz reklamların hiçbiri satış sağlamayacaktır.