LTE Nedir?

lte-nedir

Cep  telefonlarında yakın zaman önce 4.5G teknolojisine geçildi. 4.5G’den memnun olanlar kadar şikayetçi olanlar da dikkat çekici düzeyde. Hatlarını 4.5G’ye taşıyan aboneler, ekranlarında son zamanlarda “LTE” şeklinde bir ibareyle karşılaşıyor. Çoğu kişi LTE’nin ne ifade ettiğini bilmiyor. LTE, “Long Term Evolution” sözcüklerinin kısaltılmasıdır. Ağ teknolojilerinden destek alınan kablosuz veri transferine LTE deniliyor. Tabi bu aktarımın hızı normal değil, oldukça yüksek bir hıza sahip. 

Günümüzde hala çoğumuzun kullanmaya devam ettiği 3G ya da 2G, bu altyapıyı desteklemiyor. LTE ve 4,5G teknolojisi bu altyapıyı desteklediği için aslında bir nevi aynı anlamda kullanılabiliyor. Zaten 2010 senesinde 4G’nin resmi tanımı da Telekomünikasyon Birliği’nce bu biçimde değişmiştir.

IP Bazlı Çalışıyor

LTE’yi oluşturan sözcükleri tek tek çevirdiğimizde karşımıza “Uzun Süreli Gelişim” şeklinde bir sonuç çıkıyor.  “Yüksek Hızlı İnternet” ise onu tanımlarken kullanılan kısa ve etkili bir tanım olarak öne çıkar. Telefon ekranınızda LTE veya LTE-A şeklinde bir ibare görmeye başlamışsanız, internete bağlanma hızınızın ciddi bir artış göstereceğini düşünebilirsiniz. LTE teknolojisinde 2G ya da 3G teknolojilerinde yer almayan IP sistemi öne çıkar.  Normal, evlerde kullanış olduğumuz IP bazlı internet bağlantısının yapabildiği pek çok şeyi uygulayabilir. Üstelik bunları kat kat hızlı bir şekilde gerçekleştirir. 

Teoride Farklı Pratikte Farklı  

Günümüzde 4.5G kâğıt üzerinde oldukça önemli vaatler sunuyor; ancak operatör şirketlerinin fiyat politikası, bu teknolojiye geçiş yapan insan sayısının düşük kalmasına neden olmuştur. Hatta 4.5G teknolojisine geçiş yapan aboneler, internet paketlerin çok kısa süre içinde tükendiğinden yakınmıştır. Zaten Türkiye’de henüz tam anlamıyla internet hızıyla alakalı temel sorunlar çözülememişken 4.5G’den üstün bir verim beklemek oldukça eğreti duruyor. 

4.5G ile aynı anlamda kullanılan LTE kendinden önceki teknolojileri hız anlamında geride bırakma iddiası ile yola koyuldu. Bunu da belli ölçüde başardıklarını söyleyebiliriz. 4G teknolojisi ile mukayese edildiğinde arada yaklaşık olarak 10 katlık bir fark olduğu söylenebilir. 

Türkiye Geç Dahil Oldu

LTE, 1 Nisan 2016 yılı itibariyle Türkiye’de aktif olarak kullanılmaya başlandı. Türkiye’nin üç büyük operatör şirketi olan Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom o tarihte LTE’yi abonelerine tanıtmak için yoğun reklam kampanyalarına imza attı. Kullandığınız operatörün resmi sayfası üzerinden hattınızın, telefonunuzla olan uyumunu kolayca denetleyebilirsiniz. Çünkü LTE teknolojisi ne yazık ki her telefonla uyum içinde değil. 

3G teknolojisinde saniyede veri indirme hızı 1.6 MB civarındaydı, oysa 4.5 G’nin indirme hızı 300 MB düzeyine kadar yaklaşıyor. Bu da saniyede yaklaşık olarak 30 MB indirme hızı anlamına geliyor. LTE, geniş bant teknolojisi ve hücresel veri aktarımı ilkesiyle dikkat çekiyor. LTE ve 4G aslında aynı şeyi tam olarak ifade etmeseler de teknolojik altyapıları aynı kümede yer alır. Dolayısıyla aynı çatı içinde değerlendirilir. Bazı uzmanlar LTE’nin doğrudan  “5G” şeklinde ifade edilmesi gerektiğini savunuyor.

LTE teknolojisi teorik anlamda 500 Mbps düzeyine ulaşabiliyor; ancak pratik olarak bu durum Türkiye’de ne yazık ki mümkün olamadı. Türkiye’de bu hız baz istasyon sayısının azlığı ve cihazın bağlantı potansiyeli gibi nedenlerden dolayı 70-75 Mbps düzeyini pek aşamadı. Sonuçta 5G için de benzer öngörülerde bulunmak mümkün. Kullanıcılar bu anlamda Türkiye’de bir nebze hayal kırıklığına uğramış durumda. Altyapıyla alakalı fiziksel sorunlar çözülmeden abonelerin teorik vaatlere kapılması, pek doğru olmayacaktır. 

LTE ve 5G Arasındaki Farklar

LTE, 3G sonrasında hız anlamında gerçek bir devrim yarattı; ancak önümüzdeki dönemde bu teknolojiyi daha da ileri götürecek yeni bir teknoloji geliyor:  5G. Hatırlanacağı üzere 4G’ye geçişler 2009 senesi ile başladı. 5G teknolojisine geçmek için uzunca bir sürenin geçmesi şarttı. Uzmanlar 5G kullanımlarının 2021 senesine sarkabileceğini söylüyor. Şu an 5G teknolojisini kullanabileceğimiz herhangi bir altyapıdan söz edemeyiz. Zaten günümüzde telefon markaları LTE teknolojisini destekleyen cihazlar üretebiliyor. 5G ile LTE arasında 40 katlık bir hız farkının olması bekleniyor. 2012 senesinden sonra üretilmiş olan cihazların neredeyse tamamı LTE’yi destekliyor. 5G teknolojisi yavaş internet kavramını tamamen tarihe gömecek gibi görünüyor. Özellikle resmi kurumlarda, devlet dairelerinde ya da bilgisayarlar üzerinden işleyen sistemlerde önemli bir etki yapması bekleniyor. LTE ile 4K videolar izlenirken 5G teknolojisi 8K’lık videolara olanak sağlayacak. 

LTE’ye Nasıl Geçebilirsiniz?

Bu tip geçişlerde abonelerin mutlaka bireysel onayları gerekiyor. 2G’den 3G’ye geçişte olduğu gibi 3G’den LTE’ye geçişte de yüksek veri kullanımını onaylamanız gerekiyor. Bulunduğunuz operatöre bu onayı vermeden LTE dünyasının bir parçası olamazsınız. Bu onay sonrası kullandığınız cihaz ve hattınız, LTE ile uyumlu durumdaysa işiniz daha da kolaylaşacak. Cep telefonunuzun ayarlar kısmına gelin ve buradaki 4.5G ibaresini işaretlemeniz yeterli olacaktır. Bu andan itibaren LTE’nin tüm avantajlarından yararlanmaya başlayabilirsiniz; ancak veri kullanımınızın daha da artacağını aklınızdan çıkarmayın. Özellikle mobil veri kullanımınızda daha özenli ve dikkatli davranmanız gerekebilir. En azından LTE’yi keşfettiğiniz süreçte kablosuz bağlantı noktalarından yararlanmanız sizin lehinize olacaktır.

LTE’nin Olumsuz Yönleri

Hatırlanacağı üzere Avrupa’da 4G teknolojisi kullanılırken Türkiye olarak 4G yerine 4.5G teknolojisine geçmeyi tercih etmiştik. Bu noktada Cumhurbaşkanı’nın talebi, kararın alınmasında etkili olmuştu. Oysa şu anda pek çok Avrupa ülkesi 5G’ye geçmenin teknik hazırlıkları içinde. 5G teknolojisi aktif olarak kullanılmaya başlandığında LTE’nin pabucu muhtemelen dama atılacak. Bu nedenle LTE’nin, popülerliğini kısa bir zaman sonra sona erecek gibi duruyor. Türkiye’nin de bu gerçeği görerek teknik olarak 5G teknolojisine adapte olacak çalışmaları yapması şart. Diğer yandan LTE, yüksek hızda internet vaat etmesine rağmen çok fazla veri ve şarj tüketiyor. Bu da özellikle kota maliyetleri olarak abonelerin karşısına çıkıyor.