Mikrobiyota nedir?

Bağırsakta bulunan ve mikrobiyota şeklinde isimlendirilen bakteriler, toplamda iki kilo civarındadır. Bağırsaklarda yer alan mikrobiyota bir anlamda ikinci beyin olarak görülür. Bağırsak mikrobiyotaları büyüklüğü ve işlevi dolayısıyla ayrı ve bağımsız bir organ gibi düşünülüyor. Mikroskopik canlıların sayıları vücudumuzda trilyonlarla ifade ediliyor. Mikrobiyotaların içinde yaklaşık olarak 100 trilyon düzeyinde bakteri söz konusu. Vücut ağırlığımızın ortalama %3’lük bölümü bu bakterilerden meydana geliyor. Dolayısıyla mikrobiyota bakterileri, sayısal düzeyde hücrelerimizin tam on kat önündedir. Bu genetik materyal mikrobiyom şeklinde biliniyor. Buna rağmen her iki kavram tek bir anlam için de kullanılabiliyor. İnsan genomunda yer alan genlerden onlarca kat daha fazla bakteri hücresi söz konusudur.

mikrobiyota nedir

Vücudumuzdaki ekosistem

Mikrobiyota için çoğu zaman bir tür içsel ekosistem benzetmesi yapılır. Vücudumuzun 18 ayrı noktasında bu mikrobiyotalar bulunur. Bakteri açısından bakteriler en yoğun bölgemizdir. Bu nedenle de bağırsak mikrobiyotası yoğunluk açısından hemen fark yaratır.  Bağırsaklarda yer alan mikrobiyota bebeğin daha henüz anne rahminde olduğu dönemde gelişmeye başlar. Gebelik esnasında anneden bebeğe bu bakteri akışı oluşmaya başlar. Hatta emzirme aşamasında da bebekler anneden bu bakterileri almayı sürdürür. Sezaryen doğan veya anne sütünden uzak kalan bebeklerin bu konuda bazı eksiklikleri olur. Büyüme dönemlerinde de yediklerimizin içtiklerimizin ya da çevresel temaslarımızın bakteri alımımıza etkisi olur. Bazı mikroorganizmalar dost, bazıları ise düşman olarak düşünülebilir.  İnsan mikrobiyotası pek çok açıdan hayati derecede önemlidir. Hatta Hipokrat bundan seneler evvel, bütün hastalıkların temelde bağırsakta başladığını ifade etmişti. Yani bağırsaklarda meydana gelen bir hasar daha büyük sorunlara ya da kronik rahatsızlıklara gebe olabilir. Bu mikroplar bütünü aslında bedensel işlevlerin devam edebilmesi adına çok önemlidir.

Pek çok hastalığı tetikliyor…

Tıbbi olarak mikrobiyota nedir ya da nasıl açıklanır sorusuna karşı negatif yaklaşmak yanılgı doğurur. Çünkü bu mikropların sağlıklı kalmamız adına çok kritik bir işleve sahip olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Mikrobiyota bakterileri gıdaların sindirimi noktasında önemli bir işleve sahiptir. Aynı zamanda vitaminlerin üretimi noktasında da rol oynar. Bu nedenle de vücudumuz için ayrılmaz bir bütün gibi düşünebiliriz. Mikrobiyota üzerine yapılan bilimsel araştırmalar bazı hastalıkların üzerinde mikrobiyotanın etkili olduğunu göstermiştir. Bu hastalıklardan bazıları şu şekildedir:

Kolit
Kanser
Çölyak
Kalp rahatsızlıkları
Ürtiker
Astım
Egzama
Diyabet
Enerji düşüklüğü ve kronik yorgunluk

İnsanlık, bakterilerle beraber evrim sürecine dahil olmuştur. Bunu ortak bir evrim olarak algılayabiliriz. Bunun sonucunda insan bedenini bazı işlevleri yalnız başına yerine getiremiyor. Vücut, daha sağlıklı işlemek adına mikrobiyota bakterilerine muhtaçtır. Hatta bu bakterilere bağlıdır desek yer vardır. Yaşamda kalabilmemiz için tıpkı su gibi bu mikrobiyota bakterilerine ihtiyaç duyarız. Bağırsak mikrobiyotaları yediklerimizin sindirimini sağlar ve besin öğelerinin metabolize edilmesinde yardımcı olur. Bazı kompleks moleküllerin parçalanması onun sayesinde gerçekleşir. Mikrobiyota türlerini; kalıcı mikrobiyota ve geçici mikrobiyota olarak iki ayrı grupta incelenir. 

Mikrobiyota ne işe yarar?

Mikrobiyota bazı kaynaklarda bağırsak florası olarak görülür. İkinci beyin şeklinde tanımlamaların da yapıldığı mikrobiyota tüm vücudumuz için büyük önem taşır. Floranın mutlak suretle doğru şekilde yönetilmesi gerekir. Çünkü bağırsak florası pek çok hastalığın baş sorumlusu olarak nitelendirilir. İyi bir sistemine sahip olmak adına bu konuya özel olarak eğilmek durumundayız. Bakterilerin yarısından çoğu bağırsak bölgesinde yer alıyor. Dolayısıyla buradaki bakteriler tüm vücudu ciddi ölçüde kontrol ediyor. Mikrobiyota analizi yapıldığı zaman ciddi hastalıkların önüne geçtiği ve sindirim sistemini düzenlediği görülüyor. Antibiyotik ortam, sezaryen doğum ve antibiyotik kullanımı bu florayı olumsuz yönde etkiler. Bunun dışında aynı şekilde aşırı temiz ortam da bir etken olabilir. Bağırsak florası zararlı olan bazı maddelerin kana geçişini engeller. Bu onun en önemli görevleri arasında yer alır. Yabancı mikroorganizmaları ayırır ve son olarak besinleri işler.

Mikrobiyota testi

Vücudumuzda doğduğumuz ilk andan beri bizimle beraber hareket eden ve büyük ölçüde mantar ya da bakterilerden meydana gelen bir mikrobiyal oluşum söz konusudur. Bu mikroorganizmaların totali bağırsak florası olarak kabul görür. Genelde bakteriler bir hastalık nedeni olarak algılasak da esasen vücudumuz bu bakterilerin varlığı sayesinde bir denge içindedir. Gastrointestinal sistemde bağırsak florası yüksek düzeyde yer alır. Enfeksiyonlar ya da yukarıda saydığımız faktörler büyük ölçüde bu floranın düzenini değiştirir. Bu tip sorunlarla karşılaşan insanlar mikrobiyota testi nedir sorusunu daha sık sormaya başlıyor. Metabolik açıdan mikrobiyotaların çok önemli bir yeri vardır. Bunlar düzenli olarak testlerden geçirilmeli ve kontrol edilmelidir.

Obezite ya da kanser gibi çok ciddi rahatsızlıkları tetiklemesi adına bu testlerin zamanında yapılması kurtarıcı bir role sahiptir. Peki mikrobiyota testi nasıl yapılır? Bu testler büyük bir titizlikle bir laboratuar ortamında gerçekleşiyor. Sonuçların yorumlanması noktasında diğer değişkenlerin, örneğin geçmişteki kronik rahatsızlıkların ya da benzer bulguların payı yüksek olacaktır. Bu nedenle hekiminizin özel değerlendirme yapması ve buna göre bir tedavi planı çıkarması gerekecektir. Bu test için dışkı örneği alınır. Bu yöntem mikrobiyotonanın tüm haritasını çıkarır. Özellikle bağırsak kanseri yapan mikroorganizmaların olup olmadığı analiz edilir. Tümdünyada bu testle alakalı çok önemli çalışmalar yürütülür. Test, kişisel tedaviye dair analizlerin ve gerekli öngörünün elde edilmesini sağlar. Sağlıklı olduğunuzu düşünseniz dahi zaman zaman hekiminize başvurarak söz konusu testi mutlak suretle yaptırmanız gerekir.

Mikrobiyota dengesizliğinin belirtileri

Bağırsak florasının dengesini bozan pek çok neden söz konusudur. Bu nedenleri yukarıda genel anlamıyla sıraladık. Belirti noktasında da anlık kilo artışları, vücutta şişkinlik, akne oluşumları, reflü, inflamasyon sürecinin başladığına dair bazı önemli işaretler sunar. Bunun dışında anksiyete, depresyon, uyku sorunları, soğuk algınlığı vs gibi belirtiler de söz konusu olabilir. Bu arada Mikrobiyota Ed Yong tarafından yazılan önemli bir kaynaktır ve bu konuda referans olarak kabul görür.