OpenStack nedir?

Son dönemde firmaların ilgi odağı olan OpenStack esasen bulut hesaplama aracı olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle, 2010 senesinde NASA’nın ön ayak olduğu Nova ile Rackspace’in desteklediği Swift’in bir araya gelmesi sonucu oluşturulan, kısa süre içinde kendi alanında zirveye oturan bir nevi bulut yönetim platformu da denilebilir. Bilindiği üzere son yıllarda artık bulut teknolojileri büyük bir ivme yakalamaya başladı. Aslında OpenStack, tüm bulut teknolojileri için bir çatı işlevi görür. Bu çatı, evrensel standartlar düzeyinde kabul görmüştür. Arayüzü Django’yla yazılmış olan OpenStack, Apache 2.0 lisansına sahiptir.

openstack_nedir

Açık Kaynak Koda Sahip

OpenStack’in bu denli ilgi görmesinin en önemli nedeni elbette açık kaynak kodlu bir yazılım olmasıdır. Bu platformun altyapısını dünyanın her tarafından dahil olan geliştiriciler oluşturur. Uygulama açısından büyük kolaylıklar sunan OpenStack aynı zamanda büyük ölçeklenebilmeye de olanak sağlar. OpenStack içinde kendi ihtiyaçlarınıza uygun olarak var olan servisleri kullanmanız mümkün.

OpenStack ile beraber donanımlar üstünde çalışmakta olan cloud computing servisi aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Resmi olarak yayınlanan ilk release, Austin olmuştur. Austin’den hemen 4 ay sonra, ilk güncellemeler ortaya çıkmıştır.

Düşük Maliyet İlgiyi Artırdı

Özellikle açık kaynak kodu özelliğinden ötürü kısa süre içinde 150 civarında firma, söz konusu platformun gelişim sürecine destek vermiştir. Sizler de bizzat firmanızda cloud altyapısı yaratmak isterseniz, bunu lisans konusunda gereksiz maliyetlere girmeden halledebilirsiniz. Scripting konusunda deneyimi olan kullanıcılar, bireysel katkılar da sunabilmektedir. OpenStack’in aslında en cazip tarafı da bu. Yaratıcılığınıza veya harcadığınız mesaiye göre kendi ortamınızda bireysel anlamda her türlü değişikliği yapabiliyorsunuz. Zaten baktığımızda pek çok şirket, OpenStack ile beraber kendi özgün formalarını yaratmışlardır.

OpenStack’in yıllar içindeki gelişimine genel anlamda bakmamız gerekirse ilk olarak 2012 yılına gitmemiz gerekecek. 2012 senesinde Redhat OpenStack’ın ilk resmi dağıtımını açıkladı. 2013 senesinde ise Oracle, OpenStack platformuna ciddi bir sponsorluk katkısı sundu. Bir sene sonra HP Helion ürünü duyuruldu. 2015 senesinde ise Platform9, OpenStack’in vSphere’yle beraber aktif olarak çalışabildiğini açıkladı. Bütün bu gelişmeler, OpenStack’in bir parçası olan geliştiricileri oldukça heyecanlandırdı.

6 Ayda Bir Defa Güncelleniyor

OpenStack’in tüm dünya genelinde 150 bine yakın üyesi bulunuyor. 800’e yakın üretici tarafından kullanılmakta olan ve 190 ülkeye yayılmış olan platform, 20 milyon satırın üzerinde koda sahip. Tüm dünyadan geliştiricilerin sunduğu katkıyı aslında bir ekosisteme benzetebiliriz.  Hizmet önce tabana yayılıyor ve oradan etkili geri dönüşler alarak güçleniyor. OpenStack ortalama senede 2 defa yeni bir güncelleme yayınlıyor. En son yayınlanan sürümü Pike yeni özellikleri itibariyle büyük beğeni toplamıştır. OpenStack’in kuruluşundan bu yana toplamda 16 ayrı sürümü bulunmaktadır.

Hem ülkemizde, hem de tüm dünyada Telekom operatörlerinden, alışveriş sitelerine, otomotiv firmalarından, eğitim kurumlarına, kamu kurumlarından hosting firmalarına dek, OpenStack’in aktif olarak kullanıldığını görüyoruz. Kısacası iş dünyasında geniş bir yelpazede ilgi gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Amazon üstünde yer alan servislerin neredeyse tamamını OpenStack ile sağlamak mümkün. OpenStack’in sunduğu object storage özelliği ve sanallaştırma katmanları, Amazon’la tümüyle uyum içinde çalışır.

OpenStack Temel Özellikleri

  • OpenStack açık kaynak kodludur ve bu da maliyetler açısından müthiş bir cazibe sunar.
  • Python ile Django dillerini tercih etmektedir.
  • Geri dönüşlere ve fikirlere her daim önem veren bir platformdur. Zaten tüm güncelleme ya da geliştirme aşamalarını şeffaf bir şekilde paylaşır.
  • Otomatik ölçeklendirmeye uygundur.
  • Sistemin yöneticileri diledikleri ölçüde yetkilerini genişletebilirler. Bu sayede yönetim açısından kendilerini sınırlandırmamış olurlar.
  • OpenStack, diğer bulut türlerini de destekleyen bir platformdur. Açık bulut modellerinden ziyade özel ya da karma modellerde de sorunsuz şekilde çalışabilmektedir.
  • Kendi talebinize ya da ihtiyaçlarınıza göre servislerin bir bölümünü yükleme şansına sahipsiniz.

OpenStack’ı Neden Tercih Etmeliyiz?

Dünyanın en çok tercih edilen bulut yönetim platformu olan OpenStack’ı tercih etmek için çok geçerli nedenler söz konusu. Öncelikle maliyetlerin düşük olması ve esnek bir yapıya sahip olması, bu platformu kullanan kişilerin en önemli motivasyonu. Onun dışında topluluğun çok aktif ve dinamik bir yapıda olması da firmalar için değerli bir kriter. Çünkü bu hareketli platformda birbirleri ile IRC kanalları sayesinde etkileşime geçebiliyorlar. Ayrıca OpenStack platformunda kuruluma dair dokümanlar söz konusudur. Son olarak, OpenStack’in standart bir donanımla bile rahatlıkla çalışabildiğini hatırlatmakta fayda var.

OpenStack Servisleri

OpenStack bünyesinde kullanıcılara sunulan çok sayıda servis söz konusu. OpenStack salt bir sanallaştırma alanı değildir. Bu platformda aynı zamanda VPN servisi, güvenlik duvarı servisi, depolama servisi ya da veritabanı servisi gibi çok sayıda hizmetten yararlanmanız mümkün. OpenStack platformunda servislerin tamamı Python dili ile yazılmaktadır. Bu servislerden en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Compute: Kullanım açısından en kolay servistir. Virtual machineler buna entegredir.

Image Service: Sanal makinelere ait imajları yönetir.

Dashboard: Grafik ara yüzlerine bağlanabilmektedir. Horizon bir modüle sahiptir.

Networking: Neutron servisi olarak da bilinir. IP adreslerini yönetmek amacıyla kullanılan yaygın bir servistir.