Regresyon Testi Nedir?

Regresyon testi, temel olarak uygulama ortamında gerçekleştirilen bütün değişikliklerin sonuçlarını kontrol etmek amacıyla oluşturulan yazılım test türünü ifade eder. Bu süreç; uygulamaya dahil edilen özelliklerden mevcut problemlerin giderilip giderilmediğine dair pek çok konu başlığını içinde barındırır. Örneğin daha önce karşılaşılan problemler hala devam ediyor mu ya da yapılan güncellemeler yeni tip hatalar oluşturuyor mu gibi sorulara sağlıklı şekilde yanıtlar bulmak, regresyon testi ile mümkün hale gelir.  Oldukça yaygın bir biçimde tercih edilen regresyon testi, kimi kaynaklarda zaman zaman “Çekilme Testi” olarak da geçebilmektedir. 

Regresyon testi bir anlamda sağlama işlevine sahiptir. Söz konusu değişimlerden sonra hataların tümüyle ortadan kalktığından bu test sayesinde emin olabilirsiniz. Bu açıdan regresyon ya da bir başka ifadeyle çekilme testleri oldukça önemsenir. Çeşitli geliştirme hamlelerinin, yamaların ya da yapılandırma değişikliklerinin tüm olumlu ve olumsuz sonuçlarına bu test ile beraber ulaşmak mümkün hale gelir. 

Regresyon Testi Ne İşe Yarar?

Regresyon testi; yazılımın güncel kalitesinin ya da daha önce oluşan sorunların düzeltilip düzeltilmediğinin kontrolü açısından mutlak suretle atlanmaması gereken bir test olarak kabul görür. Bu testin varlığıyla beraber aynı zamanda yazılım ekiplerinin ürüne olan güveni artış gösterir. Tüm bu olumlu ve somut yararlarına rağmen söz konusu testlerin maliyet açısından büyük testler olduğunu vurgulamalıyız. Yazılım firmaların kabul edileceği üzere zaman ve maliyet arasındaki denge son derece önemlidir. Bu nedenle de regresyon testi sürecinde belli noktalara özel olarak dikkat etmek gerekir. İlgili testlerin tutarlı ve doğru bir biçimde kurgulanması ya da uygulanması, özellikle büyük yazılım projelerinin hayata geçmesi açısından belirleyici bir kriterdir. 

Regresyon testleri ile beraber yazılım konusundaki güveni pekiştirmek olasıdır. Bu testi bir tür doğrulama yöntemi gibi tanımlamak mümkündür. Zaman kaybını önlemek adına test senaryoları otomatik bir forma kavuşturulur. Ayrıca söz konusu test, herhangi bir program diline bağımlı durumda değildir. Yapılan en ufak bir değişiklik bile ürünün var olan modüllerine zarar veriyorsa regresyon testi gerekli uyarıları yapar. Test uzmanı olan kişiler, büyük ölçüde doğrulama konusunda yeni bir yapı söz konusu olduğu sırada işlevsel test uygulamasını hayata geçirir.

Regresyon testi pek çok açıdan son derece mühimdir. Çünkü bugün gerçekleştirilen pek çok yazılımda yinelemeli geliştirim metoduna başvurulur. Bu teknik, “İterative Development” olarak da ifade edilir. Bu geliştirme süreçlerinde her defasında yeni küçük işlevler dahil edilir ve kısa döngülere başvurulur. Tabii her eklenen işlevin, halihazırda yer olan hiçbir işleve zarar vermemesi gerekir. Regresyon testleri, bu konudaki tüm soru işaretlerinin ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Regresyon Testi Ne Zaman Yapılır?

Yazılım sistemlerinde tam anlamıyla istenen sonucu elde etmek, oldukça meşakkatli bir süreçtir. Bu sürecin her halkasında son derece özenli bir yaklaşım sergilemek gerekir. Özellikle güncellemelere dair düzenli olarak geri bildirimler almak, uzun vadede istenmeyen sonuçlarla karşılaşmamak adına mühimdir. Regresyon testleri, her hata onarımından ya da değişiklikten sonra yapılmalıdır. Bu süreçlerde de yalnızca ilgili değişikliğe ya da hataya odaklanılmamalıdır. Bunu yaparken diğer yandan da sistemi bütünlüğü her defasında kontrol edilmelidir. Yazılım geliştirme süreçlerinin hemen her aşamasında bu testlere ihtiyaç duyulur.

Bugün küçük ya da büyük çaplı tüm yazılım projelerinde güncellemeler yapılmaktadır. Bu durum uygulamalarda daha da bariz şekilde ortaya çıkmaktadır. Testin sık bir şekilde kullanılmaması, uzun vadede çok ciddi maliyet ve zaman kayıpları yaratır. Öte taraftan müşteri nezdinde güven kayıpları ortaya çıkacaktır. Genel anlamda uygulamaların hangi sıklıkla test edileceğini ön görmek kolay değildir. Bu nedenle de büyük oranda uygulama geliştirme süreçlerinin sonlarına doğru daha yoğun şekilde tercih edilir. Bu tercih sayesinde, proje bütünlüğünü görmek ve güncellemelerin ne şekilde sonuç verdiğini anlamak kolaylaşır.

Uygulamaların en azından altyapısı artık tümüyle tanımlanmış seviyeye getirildiği zamanlarda bu testleri yapmaya başlamak sağlıklı olacaktır. Kimi özel projelerde regresyon testlerinin günlük döngüye dahil edildiğini görüyoruz. Testin son aşamasında eğer tespit edilen tüm hataların onarımı gerçekleşmişse ve kriterler kabul edilebilir noktaya ulaşmışsa artık test süreci tümüyle sonlandırılmaktadır. Bu aşamadan sonra uygulamalar, kullanıcı kabul testine açılmaktadır. Bu defa da müşteriler tarafından tespit edilen hatalar ve yapılan geri bildirimlere odaklanılır. İlgili kontrollerden sonra uygulamanın ürün aşamasına geçtiğini görebiliriz.

Regresyon Testi Nasıl Yapılır?

Genel anlamda regresyon testlerine dair en çok merak edilen konulardan biri de bu testlerin manuel olarak gerçekleşip gerçekleşemeyeceğidir. Test yürütmelerinde kaldı ya da geçti gibi senaryolar söz konusudur. Bunlar genellikle karşılaştırma sonuçlarına bağlı olarak ortaya çıkar. 

Test yürütmelerinde özel araçları mutlak suretle kullanmak zorunda değilsiniz. Bu bağlamda regresyon testlerinin manuel şekilde de gerçekleştirilebileceğini belirtmeliyiz. Fakat şunu da vurgulamak gerekir mi söz konusu testler büyük ölçüde otomatik biçimde gerçekleşir. Çünkü zaman içinde uygulamalarda regresyon kapsamı hacim olarak artış gösterir ve işlevsellik adına büyük bir yığından söz etmek artık mümkün hale gelir. 

Testten en verimli ve hızlı bir şekilde faydalanmak için test durumlarını otomatikleştirmek daha akıllıca olacaktır. Bunun için oluşturulan otomatik regresyon test araçlarından yararlanabilirsiniz. Regresyon test paketleri, test senaryolarına bağlı olarak güncellenebilir. Sürecin sonunda elinizde detaylı bir test yürütme raporu oluşacaktır. En çok kullanılan ve günümüzde popülerliğini koruyan regresyon test araçlarından bazılarını; vTest, actiWate, AdventNet QEngine, SilkTest ve TimeShiftX şeklinde sıralayabiliriz.

Regresyon Testi Türleri

Regresyon test çeşitlerini; birim regresyon, kısmi regresyon ve tam regresyon olarak sıralayabiliriz. Birim regresyonda faz ve kod, birbirinden bağımsız şekilde test edilmektedir. Bir başka deyişle testin gerçekleşeceği üniteye olası bir bağımlılık engellenir. Bu sayede de ünite, herhangi bir tutarsızlık olmaksızın ayrı şekillerde teste tabi tutulabilir.

Kısmi regresyonda ise kodla alakalı değişikliklerde dahi var olan mevcut kodun sağlıklı bir biçimde çalışmaya devam edip etmediğini doğrulamak adına yapılmaktadır. Son olarak tam regresyon süreçlerinde ise modülde oluşan değişikliklerin etkisini görmek amaçlanır. Değişikliği incelemek adına ürün bütün şekilde geri çekilmek durumunda kalır.

Ne Düzeyde Regresyon Gereklidir?

Bu durum genellikle yeni dahil edilen özelliklerin durumuna bağlı bir durumdur. Yeni özelliklerin kapsamı ve değeri, süreci doğrudan etkiler. Örneğin söz konusu düzeltmenin niteliği son derece büyük ise doğal olarak bu durumdan etkilenecek uygulama alanı da ayı doğrultuda olacaktır. 

Genellikle söz konusu durum, test uzmanı olan bir geliştiricinin karar vereceği bir durumdur. Test uzmanı geliştiriciler, nitelik, kapsam ya da değişim düzeyine dair karar alma yetkisi olan kişilerdir. Genelde tekrar eden testler oldukları için söz konusu test senaryoları otomatik hale gelebilir. Bu sayede de yeni bir oluşumda kapsamlı bir test senaryosu, kendi başına sorunsuz bir şekilde yürütülebilir. Özellikle minimum olarak adlandırılan test senaryolarında, işlevselliğin maksimum düzeyde olması adına gerileme testi durumları, son derece özenli bir biçimde tercih edilmelidir. Bu senaryo setleri, işlevsellik adına her daim iyileştirmelere muhtaçtır.

Sistem hacminde artış oluştuğunda ve artık kapsam derinleştikçe süreç zorlaşmaya başlar. Böyle zamanlarda artık test maliyetlerini düşürmek ve zaman kayıplarını önlemek adına seçici testlerin yürütülmesi önemlidir. Seçici senaryolar, sistem güncellemelerinden en çok etkilenebilecek parçalara göre tercih edilmelidir.