Sınırları Zorlayan Reklamlar

Reklamın tabusu olur mu? Olur. Çünkü biz hala kadın pedi reklamı çıkınca hele bir de evde erkek çoğunluk varsa utanan sıkılan kesimden olabiliriz ya da bazı şeyleri bildiğimiz halde söylemeye çekinebiliriz, dillendirmekten hoşlanmayız. İşte böyle durumlarda reklam dediğimiz kavram da belli çerçevelerde oluyor. Alıp başımızı gidemiyoruz reklam pazarında; mutlaka bir adım sonrasına bakıyoruz ki kimseye laf gitmesin, kimse yanlış anlamasın. Velhasıl, elimizdeki bir ürünü satarken bile günlerce düşünüyoruz üstüne; aman kimse alınmasın, aman kimse utanmasın, aman kimse mahcup olmasın. Sakınan göze çöp batmıyor mu sanıyorsunuz hem de öyle bir batıyor ki. Fakat bu acının, yaratıcılığımıza ve dahası tüketiciye dokunmasına sekte vurmasını da istemiyoruz. Evet, reklamcı gözüyle işe bakarsak sanırız aşağı yukarı bu cümleler çerçevesinde olur görüşlerimiz ve fakat iş izleyici faslına gelince orada renk biraz değişiyor…

Biz izleyiciler öyle her şeyin ulu orta serilmesini görmek istemeyiz. Yani konu kadın erkek fark etmeksizin "özel" şeyler ise öyle açık konuşulsun istemeyiz. Tabularımız bazen var, bazen yok ki bu da tamamen görüşümüze göre değişir. Velhasıl öyle bıçak sırtı bir durumdur ki kesin kararlar ve görüşler vermek bile zordur diyeceğimiz. Hem reklamcı tarafında hem izleyen tarafında ipin üstünde bir cambaz; dengeyi tutturmaya çalışırız. Bazen dozu kaçar bir bakmışız reklam yasaklanmış, bazen de yıkmışız tüm tabuları almışız kumandayı elimize zaplamaya niyet bile etmeden kaptırmışız kendimizi reklamlara. O tabumsu reklamlardan birkaçını hatırlayalım istedik bugün. Bazılarının sınırları şiddetle zorladığı notunu da düşelim. İşte “o” reklamlar!

New Peugeot 207 reklamı

Adının “new” olduğuna bakmayın. 8-9 senelik bir reklam. Masum bir araba reklamı… İki tane sevimli uğur böceği. Her şey sıradan ve normal… Sonra birden ne oluyorsa, nasıl oluyorsa böcekler birbirleriyle bir hayli “samimi” oluyorlar ve olan oluyor. Etraftaki meraklı ve durumu anlamaya çalışan insanlara karşı umursamaz bir tavırla olanlar oluyor diyelim…

Diesel reklamı: Happy Apocalypse (Mutlu kıyametler)

Hatırlarsanız bir dönem Maya takviminin kehanetleri sarmıştı her bir yanımızı. 21 Aralık 2012’de kıyamet kopacaktı. Herkes harıl harıl “kıyamete” hazırlanıyordu neticede Maya takvimiydi, doğru olmalıydı, Mayalar her şeyi bilmişti, bunu da bilirdi, eyvahtı, kaçmak lazımdı. Ve fakat beklenen olmadı ki buradayız hala, bu satırları yazabiliyoruz. Bu kıyameti alamete çeviren ve reklam sektörüne damgasını vuracak bir fikre imza atan Diesel’de sıra. Reklamın adı Mutlu Kıyametler. Gündelik hayatta ne kullanıyorsak birbiri ile bir hayli samimi bir şekilde yer alıyor reklamda. Paspas, bisiklet, kalemtıraş ve daha pek çok günlük eşya cinsellik tabusunu metaforik bir dil ile tiye alıyor ve neticede tabuları yıkan bir reklam ortaya çıkıyor.

Peta reklam filmi

Ana haber bültenlerine konu olacak kadar iddialı ve ses getiren bir reklam var karşımızda. Et tüketiminin zirve olduğunu düşündüğümüz zamanlar… O zaman için bile aşırı et tüketiminin zararlarından yakınırken, şimdiki halimizi hiç konuşmayalım bile. Neyse reklama dönelim. Aslında PETA isimli örgüt hiç çekinmeden dile getiriyor derdini. Times Meydanı’nda bir gösteri düzenliyor. Gerçek insanlar tıpkı birer et gibi paketleniyor ve barkodlanarak sergileniyor. İzleyenler şokta, filmin vermek istediğinden çok izledikleri manzara hedef noktası haline geliyor. Öyle ki kısa sürede viral oluyor ve tarihte en çok hatırlanan reklamlarından biri olarak not ediliyor.

Efsane Regal reklamı

Biraz da bizde izlenme rekorları kıran bir reklamdan bahsedelim; Regal. Dönemin yeni yeni ünlü olan isimleriyle çekilen bir reklam. Her şey normal ilerliyor. Matrix’in o döv döv bitmeyen Ajan Smith’lerinden esinlenmiş sert bir karakter… Mekân, gergin bir sorgu odası… Kilit sorular başlar: “Bunlar aynı özelliklere sahip. Birisi bilinen bir marka, diğeri ise Regal. Marka ürün 5 lira, Regal 3 lira. Hangisini alırsın?” Geçen diyaloğun ardından yükselen bir “şaak” sesi ve beraberinde gelen reklam fırtınası. Regal reklamlarını hatırladınız mı? Reklam öyle tepki çekti ki yasaklanmak zorunda kaldı. Sonrasında marka durumu toparlar birkaç bir şey yapmaya çalışsa da o ilk zamanlardaki gibi yükselmedi grafikler. Tepkilerin çığ gibi büyüyüp reklamı yasaklatma boyutuna taşıdığını düşünürsek, durum bayağı yankı uyandırıcıydı diyebiliriz.