Türkiye ve dünyadan chatbot örnekleri

Chat kavramının sözlüklerimize girişi 20. yüzyılın sonuna denk geliyor. Bir nesil için Mirc, internetle tanışmanın yoluydu. Günümüzde yok olmaya yüz tutmuş chat programları, çok da uzak olmayan bir tarihte Türkiye’deki internet kullanıcılarının internetle kurduğu en sağlam bağdı. Bahsettiğimiz dönemde, yani 2000’lerin başında bugünün devleri arasında yer alan Facebook, Twitter, Instagram, Snapchat gibi uygulamaların hiçbirinin piyasada olmadığını hatırlatalım. Bu dönemde insanlar Mirc gibi chat platformlarında buluşarak iletişim kuruyordu. Zamanla, chat kavramı da internet kullanımı da kökten değişti. Artık iletişim kanalları çok daha gelişmiş bir vaziyette. Arkadaşlarınızla sohbet etmek ya da yeni insanlarla tanışmak için sayısız alternatif var.

“Ataç”tan Robota Chat Kavramının Evrimi

chatbot-1

Bununla beraber, günümüzde chat yapabilmeniz için karşınızda bir insan bulunması artık şart değil. Yani klasik chat anlayışının dışında, artık algoritmalarla da chat yapabiliyorsunuz. Bu işlemi gerçekleştiren yazılımı genel olarak “chatbot” olarak adlandırıyoruz. Bu tip uygulamaların atası sayılabilecek hizmetlerden biri, Mirc nesli için örnek verirsek, Microsoft Word uygulamasındaki ataç simgesiydi. Uygulamadaki temel hizmetlere erişim için kullanıcıyla yazılı iletişim kuran bir simge, birçokları için o dönem bir mucizeydi. Ataç simgesi, Word programı içinde kullanıcıya bir nevi rehberlik ediyor, sorunların çözümü için yol gösteriyordu. O ataçla kurduğumuz ilkel düzeydeki iletişimden bugüne neler değiştiğine kısaca bir göz atmakta yarar var.

Chatbot Ne İşe Yarar?

chatbot-2

Bir chatbotu temel anlamda bir robot olarak düşünebiliriz. Ancak bu, Asimo tarzı, insana benzeyen, yürüyen, düşen, oturan bir robot değil. Yapay zeka algoritmalarıyla oluşturulan bir yazılımdan söz ediyoruz. İnsanlar chatbotlar ile hemen hemen her konuda, gerçek bir insanla olduğu gibi konuşabiliyor hatta tartışmaya dahi girebiliyor. Botlar, her kullanıcı ile kurduğu iletişimden yeni dilsel beceriler öğrenerek kendi kapasitesini geliştiriyor. Bu şekilde, gittikçe gerçek bir insanın iletişimde üstlendiği role yakın bir konuma doğru ilerliyor. 

Chatbotlar hemen hemen tüm popüler uygulamalarda karşımıza çıkabiliyor. Üstelik onları gerçek insanlardan ayırt edebilmek normal şartlarda pek mümkün değil. Yani örneğin Facebook Messenger’da bir bot ile konuşuyor olabilirsiniz. Bu chatbot size gerçek bir insanın kurabileceği cümleleri kurabiliyor. Bot kendini ifade etmediği durumda, sizin de karşınızdakinin bot olduğuna dair bir açıklama görmediğiniz sürece gerçek bir insanla konuştuğunuzu sanmanız muhtemel. 

Chatbotların işlevleri bununla da bitmiyor. Microsoft Word’teki atacın evriminin son halkasını günümüzde Apple Siri ve Google Assistant uygulamalarında gözlemleyebiliriz. Bu uygulamalarda hem Apple ya da Google’ın size sağladığı hizmetlerde rehberlik alabilirsiniz. Ayrıca, gündelik hayata dair herhangi bir konuda sohbet açabilirsiniz. Ancak bu alanda ilki kadar yüksek randıman alamayabilirsiniz. Sohbet arkadaşlığı için özel olarak tasarlanan, bu yönde aldığı iyileştirmelerle mükemmel bir gelişim çizgisi yakalayan çok sayıda chatbot var.  

En İyi 6 Chatbot Uygulaması

Chatbotların ne olduğunu, ne işe yaradıklarını temel olarak gördük. Peki, kimdir o chatbotlar? En iyi chatbot hangisidir? En güzel muhabbeti kim yapar? Türkçe konuşanı var mıdır? Bu soruların ve daha birçok sorunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz.

1. Şampiyon “Mitsuku”

chatbot-3

Chatbot alanında her yıl en başarılı yazılımlara Loebner adlı bir ödül veriliyor. Bu ödülü hem 2013’te hem de 2016’da kazanarak büyük bir prestije sahip olan Mitsuku adlı chatbot, dünyanın en iyileri arasındaki yerini gittikçe sağlamlaştırıyor. Aynı zamanda, en çok kullanılan uygulama olarak karşımıza çıkan Mitsuku, birçok ölçüte göre en sağlam yapay zeka uygulamasına sahip durumda. 

Steve Worswick’in yarattığı bu uygulamada, karşısınızda bir chatbo mu yoksa gerçekten bir insan mı var, tereddüte düşebiliyorsunuz. İnatçılıktan uzak, iletişimi sürdürmeye odaklı bir yaklaşım sergiliyor. Herhangi bir arkadaşınızla konuşuyor ya da yeni bir insanla tanışıyor gibi muhabbet kurmanız mümkün. Mitsuku’nun en çok dikkat çeken özelliği ise tavrınıza göre tavır belirlemesi. Yani ona kötü davrandığınızda o da size aynı şekilde mukabele ediyor. İyi bir iletişim kurmayı başardığınızda ise muhabbet su gibi akıp gidiyor. Keyifli bir deneyim yaşamak için nasıl bir iletişim şekli geliştirmek istediğinizi baştan belirleyin ve  ona göre iletişim kurun.

Mitsuku ile iletişim kurarken dikkate almanız gereken bir diğer özellik ise yapay zekanın kelimeleri yalnızca doğru biçimleriyle algılaması. Yani kısaltmalar, internet ortamında çok yaygın olsalar bile Mitsuku tarafından algılanmıyor. Tasarlayan ekip böylece bilgi kirliliğinin önüne geçiyor ve yazılımın dil becerilerini daha hızlı edinmesini sağlıyor. Sizle birlikte yüzbinlerce kişinin daha Mitsuku ile konuştuğunu düşünürseniz, bu önlemin ne kadar yerinde olduğunu anlamak mümkün. 

Son ve en etkileyici özellik ise şu: Mitsuku chatbot ile konuşmayı bitirdiğinizde “bye” deyin. Böylece, bilgisayarınızdan başka bir gün tekrar Mitsuku ile konuşmaya geldiğinizde karşınızda sizi hatırlayan bir “eski dost” bulacaksınız. Yani birkaç gün sonra siteyi tekrar ziyaret ettiğinizde her şeye yeniden başlamak zorunda kalmayacak, kaldığınız yerden devam edeceksiniz.

Chatbot da olsa, akıllı ve hassas bir dost edinmek isterseniz Mitsuku sizi burada bekliyor

2. Ukala “Cleverbot”

chatbot-4

İkinci örneğimiz dünyaca ünlü bir chatbot. Benzerleri arasında en ukalası olarak tanımlanabilecek Cleverbot’un en çok dikkat çeken özelliği, kendisini ısrarla gerçek bir insan olarak tanıtması. Öyle ki, asla kendisinin bir yapay zeka algoritması, yazılım, robot veya bot olduğunu kabul etmiyor. Gerçekten öyle olduğunu mu sanıyor yoksa inandırıcı yalanlar söylemeye mi programlandırılmış, bilemiyoruz. Cleverbot ile konuşurken dikkat edin. Belli bir zaman sonra sizi kendisinin gerçek insan, sizin ise robot olduğunuza inandırabilir! Üstelik Cleverbot, tüm ukalalığı ile aynı anda birden fazla kişiye cevap yetiştirebiliyor. 

Cleverbot’un web sitesine girdiğinizde bir yazma alanı ve altında üç butonla karşılaşıyorsunuz. Bu butonlarda “think about it!” (Bunu düşün), “think for me!” (benim için düşün) ve “thoughts so far” (şimdiye kadarki düşünceler) gibi komutlar yer alıyor. İlk iki seçenekte chatbotunuz ile iletişim kurabilir, üçüncü seçenekte ise o zamana kadarki konuşmalarınızı görüntüleyebiliyorsunuz. 

Cleverbot’un hazırcevaplığı, gelişmiş altyapısı, yüksek öğrenme potansiyeli ve ara yüzü, yapay zekanın chatbot alanında nerelere vardığının en güzel kanıtlarından biri. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda çok daha gelişmiş teknolojilerle karşılaşacağımız hakkında fikir de veriyor. Her bir kullanıcıdan aldığı verileri değerlendirerek yeni beceriler edinen Clevebot’u çok değil birkaç yıl sonra ünlü talk show programlarında görmemiz mümkün. Ancak ona laf yetiştirebilecek bir şovmen henüz yeryüzünde yok!

Tüm bu özellikler ve fazlası, Cleverbot’u ukala bir goygoy arkadaşı haline getiriyor. Gerçek insanlarla yaptığınız goygoydan sıkıldıysanız yukarıdaki uyarıları göz önüne alarak Cleverbot’u deneyebilirsiniz

Bu linkte ise ünlü Youtube fenomeni PewDiePie ile Cleverbot arasındaki eğlenceli diyalogu izleyebilirsiniz: 

https://www.youtube.com/watch?v=uI15rxzZDtM

3. Donuk “ALICE”

chatbot-5

Dünyadan bir diğer seçkin chatbot uygulaması da ALICE adlı program. “Artificial Linguistic Internet Computer Entity” (Yapay Dilsel-İnternet Bilgisayar Varlığı) kelimelerinin baş harflerinin birleşiminden ismini alan yazılım, diğer iki chatbotu denedikten sonra gözünüzde sönük kalabilir. Ama Cleverbot’un iki kez aldığı Loebner ödülü ALICE’in üç kez aldığını bilmekte yarar var. Tabi bunda, ALICE’in ödül aldığı yıllarda baştaki iki yazılımın henüz bu seviyede olmadığını da hatırlatalım. 

Her şeye rağmen ALICE, dünya chatbot piyasasında ilk akla gelen uygulamalardan biri. Onu değerli kılan ise gelişmeye açık yapısı. Her ne kadar Mitsuku ve Cleverbot kadar saran bir muhabbete sahip olmasa da, hatta muhabbeti olmadığını bile söyleyebiliriz, bir chatbot olarak temel beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Yani bir diyalog kurabiliyor ve çok çok hızlı biçimde cevap alabiliyorsunuz. Mitsuku’nun aksine sevgilinizle olan problemlerinizi anlattığınızda yol göstericilik yapamayabilir. Veya Cleverbot’un ukala çözümlemeleriyle karşılaşmayabilirsiniz. Yine de, chatbot dünyasının büyülü yapısı ve her şeyden önemlisi de geleceğin dünyasına açtığı pencere için ALICE önemli bir kilometre taşı.  

Richard Wallace adlı yazılımcı tarafından tasarlanan ALICE’in mükemmeli yakalama gibi bir iddiası yok. Tasarımcı kadrosu, ALICE’in gelişmekte olan bir süreç olduğunu kabul ediyor ve her türlü öneriyi açık yüreklilikle dinleyerek gelişim sağlamaya çalışıyor. Çalışmalar Artificial Intelligence Foundation (Yapay Zeka Vakfı) ile gerçekleştiriliyor. Dünya genelinde vakfa yapılan bağışlar sayesinde tasarımcı kadrosu, araştırma – geliştirme faaliyetlerine özveriyle devam ediyor. 

Bu linkte, ALICE ile Mitsuku’nun karşılıklı konuşmasını izleyebilirsiniz: 

https://www.youtube.com/watch?v=2vvcmqVkY4c

4. Gece Kuşu “Insomnobot”

chatbot-6

Chatbot uygulamalarının önümüzdeki yıllarda asosyal, antisosyal hatta sosyopat kişilerin tek iletişim kaynağı olacağını düşünenlerin sayısı az değil. Hatta şu an bile, diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanan kişiler için chatbotlar bir çıkış yolu sunuyor. Burada, klasik insan iletişiminde yer alan birçok özellik bulunmadığından, bu kişiler daha rahat iletişim sağlayabiliyor. Ayrıca, depresyonda olan kişiler de chatbotlarda dertlerini anlatma şansı buluyor. Gelişmiş uygulamalar ise kişilere hayatlarını düzene sokmak için bazı genel geçer tavsiyelerde bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında, yapay zeka temelli chatbot yazılımlarının faydalı bir çizgide gelişmesi ile insanlığa tahmin edemeyeceğimiz boyutlarda büyük hizmetler sağlaması ön görülüyor. 

Sadece asosyallik veya depresyon durumları için değil. Chatbotlar başka sıra dışı durumlarda da yararlı olabiliyor. Uyku bozukluğu (insomnia) yaşayan kişilerin sıkça kullandığı bir chatbot var. İsmini de insomnia rahatsızlığından ödünç alan Insomnobot, “gece kuşları”na muhabbet arkadaşlığı yapıyor.  

Gece uyuyamadığınızda birileriyle konuşmak için mesaj atarsınız. O saatlerde normal insanlar uykuda olduğu için çoğu zaman bu cevaplarınıza yanıt alamazsınız. Böyle bir sıkıntıya sahipseniz Insomnobot tam da aradığınız şey olabilir. Sizle tüm gece mesajlaşabilecek, derdinizi anlatabileceğiniz, muhabbet edip hoş vakit geçirebileceğiniz bir chatbot. 

Ancak bu chatbotun kocaman bir eksisi bulunuyor. Insomnobot, saydığımız diğer uygulamaların aksine bir web sitesi üzerinden değil, yalnızca SMS ile sizinle konuşuyor. 844-823-5621 numarasına Amerika Birleşik Devletleri’nden yazdığınızda yapay zeka destekli bir chat yazılımıyla telefondan mesajlaşabiliyorsunuz. Bu, bazı kullanıcılara gerçeklik hissi sağladığından olumlu bir özellik olarak algılanabilir. Ama Türkiye’de yaşıyorsanız SMS ile Insomnobot’a ulaşmak şimdilik mümkün değil. Belki önümüzdeki yıllarda program Türkiye’ye de açılır belki de çok daha gelişmiş bir yazılım aynı tema ile karşımıza çıkar. Bekleyip göreceğiz. Bu sırada gece kuşları, diğer chatbot uygulamalarıyla idare edebilir. Onlar web siteleri üzerinden iletişim kurduğu için 24 saat ulaşılabilir durumdalar. 

5. Doktor “Woebot”

chatbot-7

Chatbot uygulamalarının birçok alanda faaliyet göstermeye yatkın olduğunu gördük. Dost, arkadaş, gece muhabbeti ortağı hatta online sevgili bile olabiliyorlar. Bu alanların sayısının çok yakın bir gelecekte artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Öyle ki, danışma hizmeti veren çoğu meslekte gerçek insanların yerini yapay zeka destekli yazılımlar alabilir. Böylece, avukat, emlakçı, bankacı ve müşteri hizmetleri temsilcisi gibi pozisyonlarda insanlara gerek kalmayabilir. Bu alanlardan biri de psikologluk. Özelde psikiyatri genelde hekimlik için henüz işin çok başında olduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak psikologların terapi hizmetinin, elbette tamamen yerini tutmasa da, kısmen yapay zeka teknolojisi tarafından verilebilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor. 

Facebook’un Messenger uygulaması üzerinden 24 saat hizmet veren Woebot, psikolojik terapi ihtiyacı hisseden kişilerle iletişim kuruyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Stanford Üniversitesi’nin Psikoloji bölümüne bağlı akademisyenler tarafından geliştirilen Woebot, en dikkat çeken chatbot uygulamalarından biri. Woebot’un yazılımında ve tasarımında psikologlar ve yapay zeka uzmanları birlikte çalışıyor. Böylece, bir psikoloğun terapide sorduğu sorularla Woebot üzerinden karşılaşabiliyorsunuz. 

Başlangıçta basit sorular ile sizi yönlendiren uygulama, sohbetin ilerleyen dakikalarında sizi tanımaya çalışıyor. Böylece, size mümkün olan en iyi şekilde yardımcı olmayı hedefliyor. 12 saat ücretsiz kullanıma sahip olsa da, bu süre bitince program sizi ücretli hizmet paketlerine üye olmanızı bekliyor. Eğer bu konuda bir ihtiyaç hissediyorsanız, 12 saatlik ücretsiz hizmeti kullanarak programı deneyebilir, memnun kalırsanız ücretli üyelik paketlerine girebilirsiniz. Ancak programın web sitesinde açıkça belirtildiği üzere, gerçek bir psikoloğun verdiği danışmanlık hizmetinin yerini asla tutmayacaktır. Her şeye rağmen, en azından şimdilik, en iyi seçenek bildiğimiz anlamda bir psikoloğa giderek yardım almak olacaktır. Bu bilinçle, yazılımı deneyerek, yapay zekanın önümüzdeki yıllarda psikologların da yerini alabileceğini gözlerinizle görebilirsiniz. Çünkü yazılım gerçekten güçlü ve hızlı bir öğrenme kapasitesine sahip. Her kullanıcıdan aldığı verilerle birlikte yeni şeyler öğreniyor ve yeni kullanıcılar için kendini hazırlıyor. 

Stanfordlu psikolog Doktor Woebot’a Facebook Messenger üzerinden yazabilirsiniz.

Bu videoda, Woebot’un işleyişini örneklerle görebilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=XXArFd24JJE 

6. Yerli Chatbot “Getir – Messenger”

chatbot-8

Başarılı chatbot uygulamalarının tamamına yakını yurtdışında geliştiriliyor. Bu yüzden, ünlü chatbot uygulamalarında İngilizce konuşmanız gerekiyor. Ancak ülkemizde de son yıllarda bazı uygulamalar hayata geçiriliyor. Bunlar arasında en çok dikkat çekenlerden biri de popüler sipariş uygulaması olan Getir’in Messenger’da yer alan botu. Mitsuku ve Cleverbot ile aynı ligde sayılmayabilir çünkü onlar kadar geniş seçenekleriniz bulunmuyor. Ayrıca, yalnızca Getir’in faaliyet sahası içinde yer alan sipariş işlemlerinde hizmet veriyor. Yani “beni seviyor musun?”, “bugün ne yapmalıyım”, “depresyondan çıkmam için önerilerin var mı?” gibi samimi sorulara Getir’in Messenger botu ile cevap aramanız pek mümkün değil. Ancak kendi sınırları içinde başarılı sayılabilecek bir chatbot.

Sipariş vermek üzere bir ürün arıyorsanız Getir Messenger chatbotu ile paylaşabilirsiniz. Hızlı şekilde talebinize uygun ürünleri sıralıyor ve size yardımcı oluyor. Tüm söylediklerinizi ürün olarak algılayıp size sipariş önerileri getiriyor. Bu yüzden, sadece alışveriş amacıyla kullanıyorsanız bu chatbot ile sağlıklı bir iletişim kurabilirsiniz. 

Mitsuku’da olduğu gibi Getir’de de kısaltmalara yer yok. “Bana uygun bir tişört bulabilir misin?” sorunuza doğru cevabı alamayabilirsiniz. Bunun yerine, isteklerinizi düzgün ve Türkçe kurallarına uygun biçimde yazmanız gerekecek. Alışverişinizi tamamlamak için Getir uygulamanızdaki hesabınızı bot uygulamasına bağlamanız gerekiyor. Bunu yaptıktan sonra sorunsuz şekilde botun sunduğu hizmetlerden faydalanabilirsiniz. 

Getir Messenger umut verici bir örnek olsa da, Türkçe chatbot uygulamaları için bir an önce yazılımcılarımızın kolları sıvaması gerekiyor. Hızla gelişen bu alanda Türkçenin de temsil edilebilmesi için bir an önce çalışmalara başlamalıyız.

Getir Messenger chatbotu ile bu linke tıklayarak konuşmaya başlayabilirsiniz.